Çağlayan's profileÇağlayan Arkan'danPhotosBlogListsMore Tools Help

Çağlayan Arkan

Occupation
LÜTFEN
- MSN DESTEK TALEPLERİNİZİ VE İŞ BAŞVURULARINIZI BANA GÖNDERMEYİN.
- E-POSTA GÖNDERİYORSANIZ, AYARLARINIZI CEVAP VERİLEBİLİR ŞEKİLDE YAPIN.
- BLOG ALANIMI, KENDİ REKLAMLARINIZ YA DA İDEOLOJİK, SİYASİ, TİCARİ MESAJLARINIZ İÇİN KULLANMAYIN.

Çağlayan Arkan'dan

Türkiye'ye, sektöre ve hayata dair...
June 09

DreamSpark Programı

Microsoft, geçen yıl, yazılımcılığa ilgi duyan veya üniversite sıralarında yazılım projeleri üzerinde çalışan öğrencilere yönelik büyük bir destek programı başlattı. DreamSpark adını taşıyan bu program bütün dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye’de de üniversitelerde tanıtıldı ve büyük bir ilgiyle karşılandı. Bugün Türkiye’de binlerce üniversite öğrencisine ulaşan DreamSpark programı sayesinde yazılıma ilgi duyan gençler, Microsoft’un çok değerli yazılım geliştirme ve tasarım araçlarına ücretsiz olarak erişebiliyor.

Microsoft DreamSpark sayesinde, öğrenciler, profesyonel yazılımcı ve tasarımcıların kullandığı Microsoft Visual Studio yazılım geliştirme ürün ve araçlarını, Microsoft SQL Server, Windows Server gibi sunucu ürünlerini, Expression Studio web yazarlık ve tasarım araçlarını ve XNA Game Studio oyun geliştirme platformunu doğrudan ve ücretsiz olarak kullanabiliyorlar.

Yazılım geliştirmek isteyen üniversite öğrencilerinin potansiyellerini keşfetmesini sağlayan DreamSpark programı, sağladığı zengin olanaklarla yeni nesil yazılımcıların yetişmesini hızlandırıyor. Türkiye Eylül 2008 itibarıyla DreamSpark programı kapsamında 38 bine yaklaşan “download” sayısıyla 107 ülke arasında altıncı sırada yer alıyor.

DreamSpark programının üniversite öğrencilerine sağladığı olanaklar ülkemizde bu yıldan itibaren 2,3 milyon lise öğrencisine yaygınlaştırılacak. Yerel yazılım ekonomisini geliştirme çabalarına önemli bir destek sağlayacak olan bu program daha lise sıralarından başlayarak yüksek nitelikli bir yazılımcı neslinin yetişmesini sağlayacak. Program aynı zamanda öğrenciler için akademik ve kariyer başarılarını perçinlemek anlamına da geliyor.

Günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı müfredat gereği okullara sayısal eğitim içeriği sağlarken, Microsoft da tüm lise öğrencilerine DreamSpark programıyla destek verebiliyor.
May 28

Windows Live Messenger’ın paralı olması yönünde Microsoft’un hiçbir çalışması bulunmamaktadır.

 

Son günlerde internet ortamında gönderilen bir e-postada Windows Live Messenger hizmetinin paralı olacağı iddia edilmektedir. Bu mesaj gerçekdışı bir iddiayı yansıtmaktadır.  Windows Live Messenger’ın paralı olması yönünde Microsoft’un hiçbir çalışması bulunmamaktadır.  Bu gibi iyi niyetli olmayan e-posta iletilerinde “bu mesajı tanıdıklarınıza gönderiniz” önerisi yer almaktadır.  Bu önerinin amacı mümkün olduğu kadar çok Internet kullanıcısının kişisel bilgilerine ulaşmaktır.  Microsoft uyarılarını web sitesi üzerinden yapmakta, duyurularında bu tür ifadelere yer vermemektedir.  Bu tür kötü niyetli mesajlara itibar etmemenizi rica ederim.  Benzer olumsuz etkilenmelere karşı, Microsoft sitesindeki güvenlik uyarılarını izlemenizi öneririm.

 

En iyi dileklerimle,

 

Çağlayan

 

May 27

Microsoft Inovasyon Merkezi

“Türkiye Bilişimle Kalkınıyor” vizyonuyla ülkemizdeki yatırımlarına devam eden Microsoft yerel yazılım ekonomisini geliştirme çalışmaları kapsamında Ankara’da Microsoft İnovasyon Merkezi’ni hizmete açtı. Microsoft İnovasyon Merkezi dünya üzerindeki 60’tan fazla inovasyon merkezinden biri olarak Bilkent Üniversitesi Cyberpark bünyesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yazılımda yetkinliği olan Microsoft iş ortaklarını bir araya getiren bu merkezde yenilikçi yazılım projeleri ve çözümler geliştiriliyor.

Microsoft İnovasyon Merkezi için 10 milyon dolar yatırım yapmayı planlayan Microsoft burada öncelikle sağlık ve eğitim başta olmak üzere çeşitli kamu projeleri için yenilikçi yazılımların geliştirilmesini ve Ar-Ge çalışmalarının yapılmasını hedefliyor.

Microsoft İnovasyon Merkezi, Microsoft’un küresel bilgi kaynaklarını ve teknoloji deneyimlerini ve uzmanlığını ülkemizdeki yazılım projelerinin hizmetine sunarken, gelişmiş Ar-Ge performansıyla da Türkiye yazılım sektörünün önemli bir gereksinimine cevap veriyor. Bir yandan Türkiye’de yenilikçilik ve Ar-Ge kültürünün kökleşmesine katkıda bulunurken, bir yandan da yazılım sektörünün ihracat kapasitesinin artmasına destek sağlayacak. Gelecek yıldan itibaren ise bu merkezde mobil teknolojiler ve robotik gibi konularda da Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirilecek.

Microsoft İnovasyon Merkezi, dünyada bünyesinde Oyun Geliştirme Ön Kuluçka Merkezi bulunduran ilk ve tek örneği oluşturuyor. Burada Türkiye’de oyun yazılımı geliştirmek isteyen ve bu konuda ciddi projesi olan genç ve yetenekli isimlere büyük olanaklar sunulacak. Oyun yazılımları geliştirmek isteyen gençler, Microsoft’un zengin bilgi kaynaklarından yararlanacak ve bir yıl süresince Microsoft’tan donanım ve yazılım desteği alacaklar.

Bu merkezde çalışan öğrenciler ve girişimciler teknik, iş ve kişisel özelliklerini geliştirmek amacıyla çeşitli eğitimler de alacak. Gençler yazılım sektörünün ve üniversitenin ciddi katkılarıyla geliştirmiş oldukları yenilikçi yazılımları olgunlaştırma ve uygun bir şekilde piyasaya tanıtma fırsatı bulabilecek.

Microsoft İnovasyon Merkezi, gençlerin yazılım beceri ve yeteneklerini sergileyecekleri bir platform olacağı gibi iş yaşamına hazırlanmaları için gerekli donanımları da onlara sağlamış olacak.

May 21

Imagine Cup 2009′un Türkiye Finali ve Imagine Cup Blogger Yarışması 17 Nisan’da gerçekleştirildi.

Dünya finalleri Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılacak Imagine Cup 2009′un Türkiye finali 17 Nisan’da gerçekleştirildi. Dünyanın en yetenekli yazılımcı, tasarımcı ve girişimci gençlerini bir araya getiren Imagine Cup yarışmasında bu yıl, Yazılım Tasarımı kategorisinde Türkiye’yi Yeditepe Üniversitesi’nden CogoStuff projesi temsil edecek.


Gençler bu yıl, “zorlu problemlerin teknoloji ile çözüldüğü bir dünya düşleyin” teması çerçevesinde ve Birleşmiş Milletler Milenyum Hedefleri ışığında hazırladıkları projelerle yarıştılar. Finale kalan 7 ekibin projeleri arasında 17 Nisan’da Microsoft İstanbul ofisinde yapılan seçmelerde, Yazılım Tasarımı kategorisinde birinciliği kazanan Yeditepe Üniversitesi’nden CogoStuff projesi oldu. Türkiye’yi Temmuz ayında Kahire’de temsil etme hakkını kazanan ekip, Dr. Tacha Serif danışmanlığında, bilgisayar mühendisliği bölümü öğrencileri Mert Unan, Alkım Şenkan ve Umut Karakulak’dan oluşuyor.

Imagine Cup Türkiye birincisi ekibin eseri olan CogoStuff projesi, insanların farklı ülkelerin kültürlerini tanımalarına yardımcı olan ve kültürler arasındaki benzerlikleri ortaya çıkaran bir uygulama olarak tasarlandı. Bu uygulamada kullanıcılar yeni kültürler hakkında öğrendiklerini kendi kültürleri ile karşılaştırarak benzerlikleri bir araya getirebiliyor. Sistemde ortak olarak işaretlenen noktalar arttıkça kültürler arasındaki yakınlaşma da zaman içinde daha belirginleşiyor.

Türkiye finalinde ikinciliğini Shop&Donate projesi ile Doç. Dr. Atilla Gürsoy danışmanlığında bilgisayar mühendisliği öğrencileri Yasemin Avcular, Yiğit Kıran, Ahmet Kubilay Eldem ve Alper İncedalcı’dan oluşan Koç Üniversitesi ekibi, üçüncülüğü ise ClockCycle projesi ile Yrd. Doç. M. Elif Karslıgil danışmanlığında bilgisayar mühendisliği öğrencileri Merve Gencer, Taygun Kekeç, Yunus Emre Pektaş oluşan Yıldız Teknik Üniversitesi ekibi kazandı. Shop&Donate projesi sağlık ve çevre gibi alanlarda çalışan STK’larla bağış yapacak kuruluşları bir e-ticaret projesinde buluştururken; depremler için tasarlanan ClockCycle projesi ise uydu görüntülerinin, özel görüntü teknolojileriyle işlenerek felaket bölgelerine yapılacak acil yardım ihtiyaçlarının doğrulukla belirlenmesini hedefliyor.

Bu yıl ilk defa, projelerde Windows 7, Windows Live ve Internet Explorer 8 yazılımları kullanımına bağlı olarak yapılan değerlendirme sonucunda Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Chain projesi ile Imagine Cup’a katılan ekibe Windows Experience Özel Ödülü verildi. Bu Özel ödülün sahibi de Semih Utku danışmanlığındaki bilgisayar mühendisliği öğrencileri Gülşah Yıldızoğlu, Gizem Gülşen ve Buğra Kocatürk oldu. Imagine Cup Türkiye seçmelerinde birinci olan ekip üyelerine yarışmanın üç yıldan beri sponsoru olan Casper tarafından Nirvana notebook, ikinci ekip Casper Minibook ve üçüncü ekip ise LCD monitör almaya haz kazandı. Windows Experience Özel Ödülü’nü kazanan ekip üyelerine de minibook ödülleri verildi.

Microsoft Imagine Cup 2009 Yazılım Tasarımı Türkiye finalinin jürisinde MicrosoftTürkiye’nin yanı sıra, yarışmayı destekleyen UNDP, TÜBİTAK, IEEE, e-Tohum, CHIP, i-Con, Veripark, Tradesoft, Anadolu Bilişim Hizmetleri ve Türk Telekom temsilcileri yer aldı. Imagine Cup 2009′un Yazılım Tasarımı kategorisi dünya finali jüri üyesi olan ve kategori kaptanı olan Prof. Dennis Anderson da bu yıl Türkiye’deki finale jüri üyesi olarak katılarak Türk öğrencilerin projelerini değerlendirdi.

Bu yıl geçmişten farklı olarak, üniversite öğrencileri arasında bir blog yarışması düzenledik. Imagine Cup Türkiye finalini en zengin içerikle yansıtan blog’un seçildiği bu yarışmada, birincilik ödülü Imagine Cup Dünya Finallerini izlemek üzere Microsoft’un konuğu olarak Kahire’ye bir yolculuk idi. Yarışmayı kazanan blogger Uğur Kazdal; Birinci olan blog’un adresi: http://imaginecuptr.blogspot.com/

Tüm katılımcıları tebrik ediyor, gösterdikleri ilgiye teşekkür ediyoruz.
May 13

Microsof CEO’su Steve Ballmer:“Türkiye'yi Yazılım Merkezi Yapmak İçin Çalışacağız”



Bilkent Üniversitesi Cyberpark bünyesinde hizmet verecek olan Microsoft İnovasyon Merkezi’nin açılışını T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz ile birlikte duyuran Microsoft CEO’su Steve Ballmer, Microsoft’un Türkiye’de yazılım sektörünü, yenilikçiliği ve Ar – Ge’yi desteklemeye devam edeceğini bildirdi.  Ballmer, Microsoft’un, gençlerin yazılım geliştirme teknolojilerine erişimini kolaylaştıran DreamSpark programının kapsamını genişleterek Türkiye’deki lise öğrencilerinin de bu programdan yararlanmasının sağlanacağını söyledi. Steve Ballmer Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yanı sıra önde gelen kuruluşların yöneticileri ile de görüşmeler yaptı.

Türkiye Bilişimle Kalkınıyor” vizyonu çerçevesinde ülkemizde bilişim sektörünün gelişimine destek veren ve ekonomi için değer yaratan Microsoft, Ankara’da üst düzey bir buluşma gerçekleştirdi. Microsoft Corp. CEO’su Steve Ballmer ve T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz Ankara’da düzenlenen basın toplantısında bir araya gelerek Microsoft İnovasyon Merkezi’nin açılışını kamuoyuna duyurdular.

Bir günlük kısa bir ziyaret için Türkiye’ye gelen Ballmer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yanı sıra önde gelen kuruluşların yöneticileri ile de görüşmeler yaptı.

Ankara’da Bilkent Üniversitesi Cyberpark bünyesinde faaliyet gösteren Microsoft İnovasyon Merkezi yenilikçi Ar-Ge yazılım projelerine ev sahipliği yapıyor. Microsoft bu merkezde finansman, ileri teknoloji, uzmanlar ve danışmanlar sağlayarak; iş ortaklarının hem kendi, hem de kamu kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmesine yardımcı olacak. Böylece yazılım ekonomisi ve Ar – Ge gelişirken, Türkiye’de yenilikçi kültür güçlenecek ve ekonomi için ciddi değer yaratılacak.

“Türkiye’yi yazılım merkezi yapmak için çalışacağız”

Ankara Sheraton’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Ballmer Türkiye’nin Avrupa’nın ve bölgesinin yazılım merkezi olabileceğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Türkiye, dinamik ekonomisi ve teknolojiye yatkın, genç nüfusu ile büyük bir gelişim potansiyeline sahip bulunuyor. Doğru stratejilerin ve eğitim programlarının hayata geçirilmesi ile Türkiye, önemli bir yazılım ve inovasyon merkezi olabilir. Microsoft, iş ortaklarından oluşan ekosistemi ile, Türkiye'de BT endüstrisinin gelişmesine ve Türkiye'nin potansiyelini gerçekleştirmesine destek olmayı hedefliyor.”

Bu alanda yaptıkları yatırımların en iyi örneklerinden birinin Microsoft İnovasyon Merkezi olduğunu kaydeden Steve Ballmer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Microsoft İnovasyon Merkezi, Türkiye yazılım sektörünün gelişimine katkı yapma isteğimizin bir ifadesidir. Bu merkezde, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşları ile yapacağımız işbirlikleri ile Türkiye'de ArGe ve invoasyon kültürünün güçlenmesine destek olmak istiyoruz.”

Microsoft İnovasyon Merkezi’nde akademisyenler, öğrenciler, girişimciler, iş ortakları, kamu ve özel sektör uzmanlarının katılımıyla sağlık, eğitim ve e-devlet kapsamında yenilikçi yazılım projeleri geliştiriliyor. Gelecek yıldan itibaren ise bu merkezde mobil teknolojiler ve robotik gibi konularda Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirilecek.

Microsoft Inovasyon Merkezi bünyesindeki Oyun Ön Kuluçka Merkezi’nde ise oyun yazılımlarına yatkın gençler, girişimci ve yenilikçi fikirlerini hayata geçirmek için uygun bir platform bulacaklar. Microsoft gençlere teknoloji, bilgi ve donanım desteği sunacak.

İstanbul ve Ankara’dan çok sayıda basın mensubun katılımıyla gerçekleşen toplantıda Microsoft Corporation CEO’su Steve Ballmer gençlere yönelik bir de müjde verdi. Ballmer: “Aynı zamanda, DreamSpark Programımızı lise öğrencilerinin de faydalanabileceği şekilde genişletiyor olmaktan da heyecan duyuyoruz. DreamSpark programı ile, öğrencilerin en son teknoloji ürünü yazılım geliştirme gereçlerine ulaşabilmelerini ve iş hayatlarında kendilerine yardımcı olacak beceri ve bilgileri kazanmasını sağlıyoruz.” dedi. 

Türkiye halen 107 ülke arasında DreamSpark programından en çok yararlanan altıncı ülke konumunda bulunuyor. Programa katılan gençler geliştirdikleri yazılım projeleri için ihtiyaç duydukları Microsoft bilgi kaynaklarından sınırsızca yararlanabiliyorlar.

Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile görüştü

Steve Ballmer Türkiye’ye yaptığı bir günlük ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edildi. Ballmer bu görüşmelerde Microsoft’un Türkiye’ye bakışını anlatarak, buradaki yatırımlarını sürdürmeye ve yazılım ekonomisini desteklemeye kararlı olduklarını vurguladı.

Ballmer temasları sırasında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’le bir araya geldi. Bu görüşmelerde Microsoft’un Türkiye’de e – devlet uygulamalarına ve bilişim okur yazarlığının artmasına yapabileceği katkılar ele alındı. Steve Ballmer daha sonra Microsoft’un Türkiye’de birlikte çalıştığı önde gelen kuruluşların yöneticileriyle de bir araya gelerek Microsoft’un katkıda bulunduğu ve bulunabileceği çeşitli projeleri ele aldı.

February 17

Türkiye ekonomik krize karşı da bilişimle mücadele edecek

Dün ne oldu?

Alçakgönüllülüğü bir yana bırakmak pahasına şunu söyleyeceğim: “Türkiye Bilişimle Kalkınıyor” vizyonuyla yıllardır hem Microsoft Türkiye olarak hem de ekosistemimizdeki iş ve çözüm ortaklarımızla çok önemli başarılara imza attık. Ülkemiz yıllık ortalama yüzde 6-7 seviyelerinde bir ekonomik büyüme kaydederken, bilişim sektörümüz aynı dönemde her yıl ortalama yüzde 15-20 arasında büyüme gösterdi.

2008 Eylül-Ekim aylarında ise “büyük ekonomik kriz” gerçeğiyle karşı karşıya kaldık.

Türkiye gibi hızlı gelişmekte olan ülkelerde bu krizin öncülleri 2006 Mayıs ayından itibaren hissedilmeye başlamıştı. Biz de bunu, özellikle tüketiciye yönelik ürünlerde hissediyorduk.
Bir deprem etkisi yaratan büyük ekonomik kriz ise, özellikle gelişmiş ülkelerde konut kredileri yatırım araçlarının batışıyla ortaya çıktı. Toksik-zehirli varlıklar adı verilen bu yatırım araçları çok sayıda uluslararası dev finans kuruluşunun zor duruma düşmesine hatta iflasına yol açtı.

2008’in son günlerinde her gün peş peşe açıklanan iflaslarla dünya ekonomisindeki zararın boyutlarının trilyon dolarlara ulaştığı ortaya çıkmaya başladı. Finans sistemindeki bu çalkantı, piyasalarda talepleri hızla geriye çekerken reel sektörde de daralma ve durgunluğun olumsuz etkileri ortaya çıktı. Ülkemizde de özellikle otomotiv, tekstil, beyaz eşya, elektronik gibi sektörlerde hızla hissedilen bu daralmayla birlikte krizin küresel maliyetine milyarlarca dolar daha eklendi.

Bugün ne yaşıyoruz?

Bugün dünya finansal sistemi bir yeniden yapılanma arayışında. Ortaya çıkan batık kredileri telafi etmeye hiçbir rezerv yetmiyor. Reel sektördeki kapasite kayıpları pek çok sektörde inanılmaz, görülmemiş boyutlara erişti. Dünya ekonomisinin büyüme hızının her yıl birkaç katı üstünde büyüme gösteren bilişim sektörü de bu gerilemeden payına düşeni alıyor. Biz de tahminlerimizi, yüzde 20’lik yıllık büyüme oranlarından yüzde 7-8’lik büyüme oranlarına çektik. Ama yine de...

Yine de, IMF, Dünya Bankası gibi kurumlar dünya ekonomisinde 2009’da durgunluk tahmini yaparken, bilişimde artı büyümelerden bahsediyoruz.

Bunun arkasında çok basit bir neden var.

Kriz dönemlerinde, teknolojiye, insana ve pazarlamaya yapılan yatırımın hemen durduğunu görüyoruz. Oysa biz ekonomik krize karşı mücadelenin en güçlü aracının bilgi ve iletişim teknolojilerine, insana ve müşteriye yatırım yapmak olduğunu savunuyoruz. Teknolojiye yapılan yatırım, verimlilik ve tasarrufu beraberinde getiriyor; insan her zaman, her kurum için en önemli varlık; böyle dönemlerde doğru pazarlama faaliyeti ise pazar payı kazandırıyor.

Yarın ne yapacağız?

Kimsenin elinde trilyonlarca dolarlık kayıpları ortadan kaldıracak sihirli bir değnek bulunmadığı aşikar.

Önümüzdeki aylarda iş dünyamızın tüm aktörleri daralmış pazarlarda faaliyet gösterecek. Burada ayakta kalabilmek için herkesin çözüm arayışı aynı noktada birleşiyor: Verimlilik.

Şunun bilinmesini isterim: Microsoft Türkiye, ekosistemiyle birlikte bu konuda elindeki tüm kozları seferber ediyor.

Birkaç örnekle elimizdeki potansiyeli açıklayabilirim:
  • Microsoft sanallaştırma teknolojisi Hyper-V bilgi işlem departmanlarında harcanan enerji ve yer ihtiyacından yüzde 90’ların üzerine çıkabilen bir tasarruf oranı sağlıyor.
    • Garanti Bankası 15 farklı uygulaması için uygulama sanallaştırması kullandı. Bu şekilde tüm bu uygulamaların hem birbiri ile etkileşimi hem de istemcilere kurulumu ve güncellemesi kolaylaştı.
    • Denizbank ise, tüm veri merkezinin yüzde 10’unu yine Hyper-V ile sanallaştırdı.
    • Digiturk Hyper-V ile altyapı maliyetlerinde yüzde 40, enerji maliyetlerinde ise yüzde 80 tasarruf sağlayarak yüksek performans ve iş verimliliği elde etti.
  • Bir başka tasarruf sağlayan teknolojimiz Microsoft Birleşik İletişim Çözümleri, haberleşme maliyetlerini önemli oranda azaltıyor. Bazı uygulamalar bize bu yatırımlardan kısa zamanda yüzde 500 oranında geri dönüşler alınabildiğini gösterdi.
    • Müşterilerimizden Yapı Kredi Bankası 17 binin üzerinde çalışanı ve 838 yaygın şube ağıyla Microsoft Birleşik İletişim Çözümleri’ni tercih etti. Banka tüm birimleriyle kesintisiz bir iletişim ortamına geçtikten sonra, zamandan ve seyahat giderlerinde büyük oranda bir azalma elde etti.
    • Denizbank Microsoft iletişim çözümüyle şubeler arasındaki telefon trafiğini ve iletişim maliyetlerini azalttı, kullanıcı verimliliğini artırdı.
  • Microsoft SQL Server 2008 veri platformumuzu kullanan Arçelik toplam sahip olma maliyeti konusunda büyük bir tasarruf elde ederken; SAP sistem performansını üç kat artırdı.
  • Başka bir Microsoft SQL kullanıcımız Türkiye’nin en büyük operatörü olan Türk Telekom, yaklaşık 140 milyar adet veri kaydı ve 55 TB’lık veri yükünü yönetiyor. Türk Telekom bu bilgiyi kullanarak müşterisini daha iyi tanımak ve değerlendirmek için büyük bir iş zekası altyapısı oluşturdu.
  • Microsoft Dynamics ERP ve CRM’de de benzer örnekler var: Örneğin Kale Seramik çalışanları bugün cep telefonlarından Dynamics CRM kullanarak müşteri ve satış bilgilerine kolayca erişebiliyorlar. Sistemin ilk devreye alınmasıyla, ciro yüzde 15 arttı. Satış süreci ortalama yüzde 30 kısaldı.


Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama kısaca şunu söyleyebilirim:

İçinde bulunduğumuz ağır ekonomik kriz koşullarında, başta en önemli rekabet gücümüz olan insan kaynaklarımız olmak üzere kurumlarımızı geleceğe güvenle taşıyabilecek en önemli yatırım alanı bilişim teknolojileri olacaktır.

Microsoft Türkiye olarak, ekosistemimizdeki sayıları 7 bini aşan şirketle birlikte bu atılımı yapacak kurumların yanında olacağız.

Türkiye’nin bilişimle kalkınmasına nasıl inanarak hizmet ettiysek, şimdi de, büyük ekonomik krize karşı bilişim teknolojileriyle mücadelenin öncüsü olmakta kararlıyız.

Tabi, bu noktada en büyük görev, hem yatırımcı hem politika belirleyici olarak Kamu sektörüne ve liderlerine düşüyor.

Çağlayan

September 21

Bazı Konular

Uzun bir aradan sonra tekrar herkese merhaba.  Çok yoğun iş temposu, mali yıl açılış-kapanış, bütçe meseleleri, seyahat, vs. derken aylardır blogumuzu güncelleyemedik.  Öte yandan günlük e-posta trafiğimiz aynı hızla devam etti.  Her gün onlarca e-postayı cevaplamaya gayret gösterdim.  Bu noktada birkaç hatırlatma yapma ihtiyacı hissediyorum:

- Bana e-posta gönderen ve cevap bekleyenlerin, mutlaka, e-posta ayarlarını kontrol etmeleri ve ayarlarını "cevap verilebilir" hale getirmeleri şart.  Aksi halde, size erişmem, yanıt vermem mümkün olmuyor.

- Bana pek çok MSN destek talebini e-posta ile gönderiyorsunuz.  Bu konuda nasıl destek alınması gerektiğini defalarca yazdım.  Lütfen bu yolları takip edin.  Benim 27 milyon kullanıcısı olan bir servise destek vermeye yetişmem mümkün değil.  Ya 444 MSTR (444 6787) aramalı ya da http://www.microsoft.com/turkiye/iletisim/default.mspx adresine başvurmalısınız.

- Bana iş başvuruları gönderiyorsunuz.  Microsoft'a iş başvurusu yapmanın doğru yolu http://www.microsoft.com/turkiye/kariyer/default.mspx adresinden açık pozisyonları takip etmek ve uygun olanlara başvuru yapmak.  Bundan böyle iş başvurularına cevap vermeyeceğim.

- Blog alanıma reklam, ticari mesaj, siyasi/ideolojik propaganda koyulduğunu gözlüyorum.  Bunları temizlemekle uğraşmam büyük zaman kaybı.  Verilecek mesajı olanların kendilerine blog yapmalarını rica ediyorum.  Lütfen benim blogumu ve zamanımı kötü kullanmayın.

Görüşmeye devam edeceğiz.  Hassasiyetiniz için şimdiden teşekkür ederim.

Çağlayan

May 13

“Microsoft” adına gönderilmiş ve 350.000 dolarlık ödül kazandığınızı belirten mesajın doğruluk payı yoktur.

 

Microsoft Corporation sizlere gönderilen e-posta da iddia edilen bir çalışma içerisinde kesinlikle değildir. Bu mesajlar “Yemleme” (Phishing) olarak adlandırılır. Yemleme (Phishing) terimi, Bilişim Sözlüğü 2005’te (Bülent Sankur, Pusula Yayıncılık), “Yasal bir kuruluş görüntüsü altında kullanıcılara sahte elektronik mesajlar yollayıp, daha sonra çalıntı kimlik olarak kullanma amacıyla kişisel özel bilgileri toplama.” olarak tanımlanmaktadır.

 

Microsoft, yemleme ile küresel mücadele girişiminde tüketicileri eğitmek, suçluların yasal takibini sağlamak ve yemleme tehdidine karşı teknolojiler geliştirebilmek için yasal merciler, çok sayıda sektör ve hükümetle bir arada çalışmaktadır.

 

Bu sahte e-posta yasal kurum ve kuruluş görüntüsü altında geliyor gibi gözükerek mümkün olduğunca fazla e-posta adresine dağıtımının sağlanmasına ve bu yolla toplanan kişisel kimlik bilgilerinizden ana dağıtıcının kötü niyetle çıkar sağlamaya çalıştığı sahte zincir e-postalara bir örnektir.

 

Sizlerin bu konuda yapabilecekleriniz:

 

•  Zincir e-postaları iletmeyin. E-posta adresinizin kimler tarafından görüleceğini denetleyemeyeceğiniz gibi, asılsız haberlerin veya virüslerin yayılmasına katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca, istenmeyen posta gönderenlerin zincir e-postalar başlatarak e-posta adreslerini toplamaya çalıştıklarını bildiren raporlar bulunmaktadır. 

 

• Internet güvenliği konusunda eğitim ve bilinçlenmenin önemine inanan Microsoft, kullanıcılarını bu konu hakkında web siteleri üzerinden sürekli bilgilendirmeyi amaçlıyor. Bilgi için :

http://www.microsoft.com/turkiye/protect/default.mspx  , http://www.microsoft.com/turkiye/protect/yourself/phishing/identify.mspx veya http://www.microsoft.com/turkiye/guvenlik/default.mspx  sayfalarına göz atabilirsiniz.

 

•  Yığın e-posta (Spam) ve Yemleme yöntemiyle dolandırıcılıklarda (phishing) e-posta kimlik tespitinin önemine inanan Microsoft, bu doğrultuda sektör liderleri ve bağımsız kuruluşlar ile işbirliğine gidiyor. Daha fazla bilgi için: http://www.microsoft.com/mscorp/safety/default.mspx ve http://www.truste.org/about/sender_id_industry_letter.php

 

•  Yazım ve gramer yanlışları  ile biraz değiştirilmiş bir Web adresi: Aldatıcı yazım değişikliği yalnızca dikkatlice bakılarak görülebilir. Örneğin, www.microsoft.com şu şekillerde görünebilir: www.micosoft.com, www.mircosoft.com  veya www.microsoft-tr.com.

 

•   Okuduklarınız gerçek olamayacak kadar iyi şeyler vaat ediyorsa, büyük olasılıkla gerçek değildir.

 

•   Uyarıcı iletiler :  Suçlular, düşünmeden yanıt vermeniz için bir acil durum hissi oluşturmaya çalışır.

 

•  E-posta veya anlık ileti adresinizi paylaşırken dikkatli olun: Birincil e-posta adresinizi yalnızca tanıdığınız kişilere verin. E-posta adresinizi büyük Internet dizinlerinde ve iş bulmaya yönelik Web sitelerinde listelemekten kaçının. Hatta, aşağıda açıklandığı şekilde gizlemeden, Web sitenizde bile yayımlamayın.

 

•  Yalnızca Web işlemleri için kullanmak üzere bir e-posta adresi oluşturun. Birincil e-posta adresinizi gizli tutmak için ücretsiz bir e-posta hizmeti kullanmayı düşünün. Bir hizmette çok fazla istemeyen posta almaya başladığınızda, bırakın ve yeni bir hizmete geçin.

 

• Çözülmesi zor bir e-posta adresi adı oluşturun. Harf, rakam ve diğer karakterlerden oluşan bir birleşim kullanın. Örneğin, Can2Etik9@example.com veya 0ya_K0c@example.com ("O" harfi yerine sıfır kullanılmış). Araştırmalar, bu gibi adlar kullanan kişilerin daha az önemsiz e-posta aldığını göstermektedir.

 

•  E-posta adresinizi bir haber grubu, sohbet odası, bülten tahtası veya başka bir ortak Web sayfasına gönderirken gizleyin. Örneğin, CanEtikan @ example NOKTA com. Bu şekilde, bir insan adresinizi anlayabilir ancak istenmeyen posta gönderenlerin kullandığı otomatik programlar genellikle anlayamaz.

 

• Önceden işaretlenmiş onay kutularına dikkat edin. Çevrimiçi alışveriş yaptığınızda, şirketler bazen e-posta adresinizin diğer taraflara satılmasını veya verilmesini kabul ettiğinizi belirten onay kutularını önceden işaretlenmiş olarak gösterirler. Sizinle iletişim kurulmasını istemiyorsanız onay kutusunu temizleyin.

 

• Banka, alışveriş, bülten gibi Web tabanlı hizmetlere kayıt olurken, farkında olmadan gizli bilgileri paylaşmayı kabul etmediğinizden emin olmak için e-posta adresinizi vermeden önce gizlilik ilkesini dikkatle okuyun. Gizlilik ilkesi, sitenin size ait bilgileri paylaşıp paylaşmayacağı veya nasıl paylaşacağı ile ilgili koşulları ve durumları açıklamalıdır. Bir Web sitesinde bir gizlilik bildirimi yoksa, işinizi başka bir siteyle yapmayı düşünün.

May 04

Microsoft İnovasyon Merkezi Kuruluyor...

Beni son derece heyecanlandıran, hem bilişim sektörü, hem de Türkiye için çok güzel bir yatırım haberini burada sizlerle paylaşmak istiyorum.  Microsoft Türkiye olarak, iş ortaklarımızı ve üniversiteleri de yanımıza alarak Ankara’da Microsoft İnovasyon Merkezi’ni kurma kararı aldık. Amacımız iş ortaklarımız ve üniversitelerle birlikte ortak bir çatı altında teknoloji geliştirmeye uygun bir ortam sağlamak.  Kısaca, Ankara'da bir ar-ge yatırımı yapıyoruz.  Uygulamalı Araştırma, Uygulama Geliştirme, Test bu merkezdeki 3 ana faaliyet alanımız olacak.

Bu Merkezde Microsoft, finansman, ileri teknoloji, uzmanlar, danışmanlar sağlayarak, iş ortaklarının iç ve dış pazarlar için çözümler üretmesine yardımcı olacak.  İş ortağımız uzmanı olduğu veya yatırım yapmak istediği konuda Microsoft İnovasyon Merkezi’ne gelecek.  Microsoft konuyu ve yaklaşımı uygun bulduğu noktada, projelendirme ve ar-ge faaliyeti başlayacak.  Ortaya çıkan çözüm, iş ortağının mülkiyetinde olacak.  İş ortağı dış pazarlar için çözüme yatırım yaptıysa, Microsoft, iş geliştirme ve ihracat çabalarına da destek olacak.

Microsoft İnovasyon Merkezi’nde yürütülecek projeler sayesinde iş ortaklarımızın verimliliği artacak, hizmetlerin elektronik ortamlarda geniş kitlelere sunulması mümkün olacak ve inovatif çözümlere dair prototipler ortaya çıkacak. Merkez sektörel birikimi artırırken, ürünleşmeyi de teşvik edecek.  İç pazar için hedef, yazılım sektöründe gelişme, büyüme ve çözüm odaklı dönüşüm.

Projeleri seçerken özellikle sağlık, eğitim ve yerel yönetimler üzerine odaklanacağız.

Microsoft İnovasyon Merkezi bünyesinde ayrıca bir de Oyun Yazılımı Geliştirme Ön Kuluçka Merkezi açacağız:  Oyun Yazılım Geliştirme konusunda yetenekli ve yaratıcı gençlere burada 1 yıllığına donanım, yazılım ve teknik destek sağlanacak.  Eğitim verilecek.  Böylece bu potansiyel ekonomiye kazandırılacak.  Düzenlenecek “Yeni Fikir” Yarışması ile her yıl yaklaşık 30 Üniversite öğrencisi bu çerçevede desteklenecek.  Öğrencilere teknik desteğin yanı sıra, İş Kurma, Girişimcilik, Yaratıcılık, İşletme Yönetimi, Pazarlama Teknikleri gibi konularda yönetsel beceri eğitimleri de verilecek. 

Bir de, Profesyonel yazılım geliştiricilerin çözümlerini üzerinde test edebilecekleri, kavram ispatı çalışmaları yapabilecekleri bir donanım platformu ve bununla ilintili teknik destek ve danışmanlık sağlanacak.  Profesyonel yazılım geliştiricilerin teknik ve yöntem becerilerine yönelik eğitimler düzenlenecek.

Merkezin yeri konusunda Ankara’da iki saygın ve köklü üniversite ile temaslarımız sürüyor.  Bu temaslar sonuçlanıp yeri belli olunca, Merkez hızla kurulacak.  Birkaç ay içinde faaliyete geçmesini bekliyoruz.  Şimdilik üç yıllık bir planlama yaptık, ama Microsoft İnovasyon Merkezi ucu açık bir yatırım olacak ve devam edecek.

Merkezin Türkiye’ye de çok önemli hizmetlerde bulunacağına yürekten inanıyorum.

Ülkemizde inovasyon kültürünü güçlendirecek, teknoloji geliştirilmesine ve ihracına katkıda bulunacak böylesine önemli bir yatırımı başlatmış olmak beni ve tüm Microsoft Türkiye çalışanlarını gururlandırıyor, mutlu ediyor.

Bu konudaki gelişmeleri de sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

April 28

Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor

43 ilde yetiştirdiğimiz 267 eğitmen ile, ekonomik ve sosyal yönden dezavantajlı 12,000 den fazla gence temel bilgisayar eğitimi ulaştırdığımız ‘Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor’ projemiz ile ilgili University of Washington tarafından bir rapor yayınlandı:

The Spirit of Volunteerism:Re-building Civil Society and Delivering Jobs through Youth Networks in Turkey

http://www.cis.washington.edu/publications.html   (Gelen sayfanın alt satırlarında.)

Raporun Türkçe'sine burdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de hızla yayılmakta olan bu gönüllü gençlik hareketinden etkilenen araştırmacı,  projenin uygulamasını yürüten Habitat için Gençlik Derneği ile projede gönüllü eğitmen olarak görev yapan 3 gencin hikayelerine yer veriyor.  Eğitimden yararlanan gençlerin bireysel hikayeleri yoluyla projenin sosyal ve ekonomik etkisini anlatıyor.  Proje, Habitat için Gençlik Derneği,UNDP, Microsoft Türkiye işbirliği ile hayata geçirildi.

Eğitim alan genç kızlardan birinin bu sayede iş bularak babasının zoruyla evlendirilmekten kurtulması, hikayelerden biri...

Çağlayan

April 25

Üç yeni ürünümüz ve Kahramanlarımızla birlikte Ankara’daydık


10 Nisan 2008’de sunucu işletim sistemlerinde yeni bir çağ başlatan Windows Server 2008, SQL Server 2008 ve Visual 2008’i Ankara Sheraton Otel’deki üçlü lansman ile tanıttık. Sunucu ürün ailesi ve yazılım geliştirme araçlarından oluşan Ankara Lansmanı’nı “Kahramanlar Aramızda” teması ile gerçekleştirdik. Zira Microsoft olarak, dünyanın her yerinde iş çözümleri ardında koşan çalışanları ve yenilikçi, yaratıcı çözümler geliştiren tüm bilişimcileri “kahraman” olarak nitelendiriyoruz.

İşletmelere bugüne kadarki en güçlü bilişim teknolojisi altyapısını sunmanın verdiği heyecanla yeni platformun, daha fazla verimlilik, hız, basitlik ve kullanışlılık üzerine inşa edildiğini katılımcılara anlattık. Bu tam da Microsoft’un küresel çapta yürüttüğü dinamik bilişim anlayışının bir yansımasıydı. Lansmanda tanıttığımız ürünler Microsoft’un yenilikçi bilişim çözümlerinin en son örnekleriydi.

Üç yeni ürünümüz...
Windows Server 2008, SQL Server 2008 ve Visual Studio 2008 en zorlu iş uygulamalarını yaratmak ve kullanmak için daha güvenli, daha dayanıklı ve esnek bir platform sunuyor. İşletmelerin CRM ve ERP gibi alanlardaki uygulamalarına yüksek verimlilik kazandırıyor. Aynı zamanda tüm iş uygulamalarının “yeni kuşak” İnternet ve çalışma ağı uygulamaları ile birlikte çalışmasına imkan vererek günümüzün bilişim kahramanları için sağlam, güvenli, güvenilir ve uyumlu, birlikte çalışabilir bir ortam sağlıyor.

Windows Server 2008 özellikle çalışma ağı kullanımı, ileri güvenlik özellikleri, uzak uygulamalara erişim, merkezi sunucu yönetimi, performans ve dayanıklılık izleme araçları, geliştirme ve dosya sistemi konularında üstün bir performans sergileyerek, işletmelere ciddi bir verimlilik artışı getiriyor. Windows Server 2008’in içinde kurulu olarak gelen Hyper-V Sanallaştırma teknolojisi ile işletmelerin sistem değişiklikleri fiziksel ortamdan soyutlanıyor ve “sanal bir platform” üzerine taşınıyor. Microsoft SQL Server 2008’i ise Microsoft’un veri platformları için getirdiği “Her Yerde, Her Zaman, Sizin Veriniz” vizyonunda ileriye doğru atılmış çok önemli bir adım olarak görüyoruz.

Alt yapının bir diğer parçası olan Visual Studio 2008, yazılımcıların yüksek kalitede ve zenginlikte sonuçlar veren, birbirleriyle bağlantılı uygulamalar geliştirmesini mümkün kılıyor. Visual Studio 2008 yazılım geliştirenlere .NET altyapısının farklı sürümleri için çözümler oluşturma olanağı sağlıyor. Böylece yazılımcılar, aynı uygulama geliştirme ana birimini kullanarak, .NET altyapısının, 3.5 dahil olmak üzere farklı sürümlerini kullanan çözümler geliştirebiliyor. Windows ve diğer işletim sistemi ortamlarında çoklu tarayıcı desteğiyle çalışan Microsoft Silverlight yeni nesil web uygulamaları için zengin kullanıcı deneyimi ve daha ileri seviyede etkileşim imkanları sunuyor. Böylece İnternet üzerinde XML tabanlı arayüzler ve .NET kodlama altyapısı kullanılarak daha hızlı uygulamalar geliştiriliyor.

Aramızdaki kahramanlar...
Bilişim Kahramanlarımızın küresel çapta ilgi görerek gündeme geliyor olması bizleri gururlandırıyor. RobotTurk, Microsoft’un küresel düzeyde gerçekleştirdiği lansmanlarda başarı öyküsü olarak tüm dünyaya aktarılıyor. Microsoft Robotics Studio, IIS 7.0 ve Windows Server 2008 Medya Servislerini kullanan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geribildirimleriyle desteklenen RobotTurk adlı insansız uçan robotu geliştiren Türk mühendisler Oğuz Bayrakdar ve Ömer Çelik’in isimleri artık tüm dünyada biliniyor. Bu uçan kurtarma robotu, deprem gibi büyük doğal afetlerde, felaket bölgesinde ulaşılamayan alanlara giderek bölgeden topladığı görüntüleri bir merkeze aktarabiliyor.

Güven ve motivasyon tazeledik...
Microsoft Türkiye olarak, Ankara Lansmanı gibi büyük buluşmalarda Türkiye’nin bilişimle kalkınmada aldığı büyük yolu gözlemlemek, kurulan dinamik yapının içerisinde yaşadığımızı görmek bizlere gelecek için ayrı bir güven ve motivasyon sağladı.

Ankara’da lansmanını birlikte gerçekleştirdiğimiz üç ürün, ülkemizdeki tüm kurum ve şirketlerin daha fazla değer üretmesini mümkün kılarak ekonomik verimliliği artıracaktır. Yenilikçi ve yaratıcı çözümlerle öne çıkan Türk Bilişim Kahramanları’nın da sayısının her geçen gün artacağına ve Türkiye’nin çıkardığı değerlerden dünyada her geçen gün daha fazla bahsedileceğine inanıyorum.

Ankara Lansman sunumumu incelemek için tıklayınız.

RobotTurk

April 16

Microsoft Gelişim Atölyesi


“Türkiye Bilişimle Kalkınıyor” vizyonumuz çerçevesinde her gün biraz daha büyüyen ekosistemimiz ve iş ortaklarımızın gelişiminde, Şubat ayının sonunda yeni bir dönem başlattık. 25 – 28 Şubat tarihlerinde Antalya’da “Microsoft Gelişim Atölyesi”nin ilk kampını yaptık.

Aslına bakarsanız, bizi Antalya’daki bu kampa, başlangıcı 2007 yılının Eylül ayına kadar uzanan bir süreç hazırladı. O tarihte, Müşteri ve iş Ortakları İlişki Yönetimi’nden sorumlu genel müdür yardımcımız liderliğinde, iş birimlerinden sorumlu genel müdür yardımcılarımız, iş ortaklarından sorumlu yöneticilerimiz, pazarlama ve iletişim ekiplerimizle ürün yöneticilerimiz bir araya gelerek, iş ortaklarımızın gelişimini ve ilişki ve etkileşimimizi daha da geliştirmek için izleyeceğimiz stratejileri konuştuk.

Yaratıcı ve yenilikçi fikirleri değerlendirdiğimiz bir dizi toplantı sonrasında, ‘Microsoft Gelişim Atölyesi’ konseptimizi şekillendirdik, tasarladık ve hayata geçirdik. İlk hedefimiz, sınıf eğitimleri web seminerleri ve bir kamp çalışmasını içeren altı aylık bir programı devreye almak oldu.

Fikir güzeldi; ancak bu güzel fikrin sürdürülebilir bir proje olarak hayata geçebilmesi öncelikle iş ortaklarımıza değer katacak bir program oluşturmamıza ve daha sonra da güçlü bir şekilde iletişimine bağlıydı. Bu nedenle hazırlıklarımızı kamp çalışmasına yoğunlaştırdık. Hem yarıyıl tatili, yurtdışı etkinlikler vb. ile çakışmaması; hem de yeni ürünlerimizin (Windows Server 2008, SQL Server 2008, Visual Studio 2008) 12 Mart’da yapılan lansmanından hemen önce yer alması açısından kamp için en uygun tarihlerin 25 – 28 Şubat olacağını düşündük.

Etkinliğe,“Kamp” ismini vermemiz de bilinçli idi. Yaptığımız, kişisel, profesyonel ve teknolojik gelişime odaklı çok ciddi bir kamp çalışmasıydı. Yoğun bir gündemle çalıştık; iş ortaklarımızı çok sıkmamak için ilk gece düzenlediğimiz keyifli bir Gala Yemeği ve bir kaç turnuva dışında akşamlarını serbest bırakmaya özen gösterdik.

Sonuç olarak, Antalya Belek’te gerçekleştirdiğimiz ilk "Microsoft Gelişim Atölyesi" Kampı, 464 İş Ortağımızın yanısıra yöneticiler, satış, pazarlama, ürün yöneticileri ve teknik ekiplerin katılımıyla yoğun ve verimli bir çalışma oldu.

Çok değerli konuk konuşmacılarımız da vardı. Kampın ilk günü bizlerle olan değerli konuşmacılarımızdan Türk Telekom İcra Kurulu Başkanı Sn. Paul Doany, telekomünikasyon sektöründeki gelişmeleri aktardı. IDC CEMA Grup VP’si ve EMEA/CEMA’da Araştırmalardan sorumlu Genel Müdürü Steven Frantzen teknolojik trendlerden bahsetti ve Deloitte Consulting Stratejik Planlama ve İş Planlamasından sorumlu Ortağı Sait Gözüm, iş hayatı boyunca kendi süzgecinden geçirdiği birikimlerini ve büyüme stratejilerini bizlerle paylaştı.

Microsoft Türkiye Yönetim Ekibi olarak önceliklerimizi ve çalışmalarımızı iş ortaklarımız ile paylaştık. İlk günün son etkinliği ise, farklı sektörlerde başarılı stratejileri ile büyüme kaydetmiş ve önemli başarılar elde etmiş iş ortaklarımızın katıldığı panel ile tamamlandı. Tradesoft, Mail2Web, Sobee, Esim Yazılım, STM gibi iş ortaklarımızın başarı hikayelerini dinlemek oldukça ilgi çekiciydi. Kamp süresince, kişisel gelişim, teknolojik yenilikler ve ticari konularda seminer ve eğitimler de gerçekleştirdik.

Microsoft’un İş Ortaklarına yönelik programları, yönetici ve beceri eğitimleri, teknolojik bilgi, lisanslama ve güvenlik ve daha birçok konudan oluşan, toplam süresi 98 saati bulan 80’den fazla programa girerek bilgi ve birikimlerine çok değerli katkılarda bulundular.

Bu konsept altında, karşılıklı öğrenme olanaklarımızı artırabileceğimiz birçok yöntem ve etkileşimi de devreye alarak, gelecek dönemlerde Microsoft iş ortaklarına çok daha kapsamlı ve etkin bir program sunmayı hedefliyoruz. Programlarımızı (yöneticilik, satış, pazarlama, teknik, yazılım geliştirme gibi), elektronik posta, Microsoft Gelişim Atölyesi web sitesi ve diğer araçlarla paylaşıyor olacağız.

İş Ortaklarımızın gelişimine en iyi şekilde katkıda bulunabilmek için çalışmalarımızı aynı yoğunluk ve gelişim imkanlarını değerlendirerek sürdüreceğiz. Microsoft Gelişim Atölyesi konseptine ve kampa dair aldığımız son derece olumlu geri bildirimler, bizler için bu konudaki “öğrenim eğrimizin” önemli bir unsuru. Öğrendiklerimizden yola çıkarak ‘daha da güçlenmiş bir program’ için kolları sıvadık bile!

Çağlayan

April 13

Yeni Reklam Kampanyamız : “Sizin potansiyeliniz, bizim tutkumuz”

Merhaba,

Microsoft’un yeni reklam kampanyasıyla ilgili bilgi vermeyi istedim.

“Sizin potansiyeliniz, bizim tutkumuz” sloganı ile yürüttüğümüz kampanya kapsamında çekilen reklam filmlerinde stop motion denilen özel bir çekim tekniği kullanıldı. Filmlerde biri kız, diğeri erkek iki gencin Microsoft’la tanışmalarından bu yana yaşadıkları, öğrencilik hayatından iş hayatına geçişleri ve tüm bu süreç boyunca Microsoft’un hayatlarının bir parçası olması anlatıldı.

Kampanyanın en büyük özelliği, interaktif çalışmaların büyük ağırlık taşıması. Gençlere bu interaktif platformdan daha iyi ulaşacağımızı, onlarla ilişkilerimizi ve diyaloğumuzu güçlendireceğimizi düşünüyoruz. Kampanyamız çerçevesinde, Microsoft’un http://www.seninhikayen.com sitesine üye olunarak profil oluşturuluyor. Bunun ardından kullanıcı adı ve şifreyle girilen sayfalara katılımcılar kendi fotoğraflarını yükleyerek hikayelerini yaratabiliyorlar. Yine bu hikayeler üyeler tarafından oylanıyor.

Üyeler tarafından en çok oy alan hikayeler ödüllendiriliyor. Her hafta sonunda en çok oy ortalamasına sahip olan hikayenin sahibine HTC Touch telefon hediye ediliyor. Ayrıca, 3 ay sürecek oylama sonucunda en çok oyu toplayarak “Senin Hikayen”in birincisi olacak kişiye, Vespa (GTS 250), Amerika/New-York gezisi ya da Londra’da dil eğitimi seçeneklerinden birini tercih etme şansı tanınıyor. Kampanya Mayıs ayı sonuna kadar devam edecek.

Umarım beğenirsiniz ve katılırsınız.

Çağlayan

     

    

February 05

Türkiye Bilişimle Kalkınıyor - V

Önceki yazımızı, Türkiye’nin verimliliğinin, rekabet edebilirliğinin, kaynaklarını etkin ve doğru kullanabilmesinin yolunun bilişim sektöründen geçtiği yönündeki görüşümüz ile tamamlamıştık. Bu yazımızda, bu iddiamızın gerçekleşmesi için gerekenleri ortaya koymaya çalışacağız.

Liderlik: Türk toplumunun, tüm katmanlarında bilgi odaklı yaşamaya, sorunlarına bilgi temelli yaklaşımlar göstermeye başlaması ve bunlar için teknolojiyi, Internet’i hayatının önemli bir noktasına yerleştirmesi ciddi bir toplumsal, kültürel dönüşüm meselesi. Her dönüşüm konusu gibi, bunun da, başarıyla ve süratle yapılabilmesi Türkiye’deki liderlik kurumunun performansına bağlı. Başta siyasi liderler olmak üzere, toplumda liderlik rolü olan herkesin, görevlerini icra ederken, karar verirken, sorun çözerken, objektif, araştırmaya, bilgiye dayalı tutumlar sergilemesi ve teknolojiyi ve Internet’i ön plana çıkarmaları dönüşümü hızlandıracaktır. Örneğin, Sayın Başbakan’ın bir web sitesi olması, tüm iletişimini elektronik posta ile yapmayı tercih etmesi, bilgisayar ve/veya el bilgisayarı kullanması, bir anda, siyasetçi, bürokrat, işadamı, sonra da ev kadını, öğrenci, vb. kişileri aynı ortamda haberleşmeye götürecektir diye düşünüyoruz. Teknoloji konusunda ilerlemek isteyen ülkelerde, devlet başkanı, kral, başbakan düzeyinde bu yönde etkileyici örnekleri çok görüyoruz. Microsoft ofisini ziyaret eden ve “ülkeme teknoloji konusunda yardım etmeniz için ne yapabilirim?” diye soran devlet başkanı örneğini yakın zamanda bizler yaşadık.  Hem de dünyanın en zengin ülkelerinden birinde. 

Farkındalık: Liderlik ve farkındalıktan hangisinin önce geldiği tartışılabilir. Konu teknoloji, inovasyon, Internet ve bu bağlamda eğitim, küresel rekabet, refah düzeyi olunca muazzam bir farkındalık ihtiyacı olduğu ve geleceğe dair en önemli konulardan bir tanesine parmak basıldığı ortadadır. Farkındalık, öncelikle liderlerde, karar vericilerde, yatırımcıda olmak zorundadır. Burada, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal sorunlarının çözümlerinin doğru teknoloji yatırımı yapılmadan çözülemeyecek olduğu yönünde farkındalıktan söz ediyoruz (daha önce değindiğimiz sosyal güvenlik örneği). Bu kesimden beklediğimiz ikinci farkındalık alanı ise Türkiye’nin önünde yazılım, donanım, hizmet ihracatı yapmak yönünde fırsatlar olduğu. Şu ana kadar, Türkiye’de, örneğin sosyal güvenlik alanında büyük teknoloji yatırımları yapılmamasını farkındalık eksikliğiyle değerlendirebiliriz. Farkındalık konusunda rol yüklediğimiz ikinci kesim ise bireyler. Bireylerin, bilgisayar kullanmayı, araştırma yapmayı, Internet’ten yararlanmayı alışkanlık haline getirmemiş kimselerin iş bulamayacağı şeklinde farkındalığının, gençlerde öğrenme, ebeveynde çocuğa bu imkanları sağlama dürtüsü uyandıracağı görüşümüz var. İşadamının, Internet’ten, bilgisayardan yararlanmadan, müşteri ilişkisini, parasını, stoğunu, kısaca işini yönetemeyeceği konusuna daha önce değinmiş ve bu farkındalığı yaratma gayreti göstermiştik.

Eğitim: Türkiye’nin potansiyelinden söz edildiğinde, en çok değinilen konuların başında, sahip olduğu genç nüfus oranı geliyor. Genç nüfusun eğitimi için atılması gereken adımlar arasında bilgiye erişimde ve bilgi teknolojilerinden yararlanmada dünya gençliğiyle eşit fırsatlara sahip olmalarını sağlamak geliyor. Kuşkusuz, gençlerimizin eğitiminde önemli rol oynayan birkaç tarafın da eğitimi bu noktada önemli; anneler başta olmak üzere aileler, öğretmenler bunlar arasında en önemli olanları. Bu tarafların bilgiyi, yaşam boyu öğrenmeyi, Internet’i kucaklayan tavırları ve bunun için gereken eğitimi almaları çok çok kritik. Bu hedefe yönelik olarak bizce ciddi biçimde iletişim ve bilinçlendirme faaliyetine ve öğretmen ve ailelere yönelik eğitim yatırımına ihtiyaç var. Tabi, eğitim her alanda gerekli ve okulla da sınırlı değil, öğrencilik dönemiyle de...

Bu konulara ek olarak bilişim sektörünün yetkinlikleri, bilişim işgücü nitelik ve nicelik açısından yeterliliği, sermaye gereksinimi, ar-ge ve inovasyon boyutlarına ilerideki yazılarımızda değineceğiz.

January 01

Mutlu Yıllar

Herkese sağlık, barış, huzur, başarılar, mutluluk, sevgi dolu bir yıl dilerim.

Hayal kuranların hayalleri gerçekleşsin.

Emek verenler karşılığını alsınlar.

Dünya daha iyi bir yer olsun.

Herkes iyi olsun.

Çağlayan

Hakan Tolgay'a Cevap (bkz. Konuk Defteri)

Bence bu şekilde düşünürsen hiçbir yazılıma, aslında sadece yazılıma değil, hiçbir ürüne ve hiçbir hizmete  güvenemezsin.  Örneğin yazılımda ve hatta diyelim açık kaynak kodlu yazılımda, indirdiğin ‘binary-code’un kaynağı açık olan kodlara ait olduğunu nasıl garanti edebilirsin? Veya 'kernel’i kapalı bir açık kaynak kodlu yazılımda, 'kernel’de bu türden casusluk işlerinin yapılmadığını nasıl garanti edersin? Ya da kaynak kodu açık milyonlarca satırdan oluşan bir kodun söz konusu işlere bulaşmadığından nasıl emin olabilirsin? Benzer bir şekilde satın aldığın arabada kullanıcıları dinleme düzeneği olmadığını, televizyonun içinden birisinin seni gözetlemediğini, cep telefonunun mikrofon gibi kullanılmadığını, hamburgercideki çocuğun seni takip etmediğini, benzincinin aslında bir ajan olmadığının garantisi var mıdır?

Önemli bir başka nokta da, Microsoft gibi halka açık şirketlerin, tam anlamıyla şeffaf olmak zorunlulukları.  Sadece bu olgunun varlığı bile, bizlere, sözünü ettiğiniz türden komplo teorilerinin geçerliliği yönüyle gereken ipuçlarını veriyor.

Microsoft kaynak kodlarını, güvenlik amaçlı incelemelerde bulunulabilmesi için Genel Kurmay’a açmıştır. Aynı şekilde örneğin TÜBİTAK’a da bu kodları açabilir.  Tübitak’ın Microsoft işletim sistemleri özelinde yerelleştirme ve özelleştirmeler yapması da bu sayede sağlanabilir.  Böylelikle, yerel kalması kuvvetle muhtemel olan ürün geliştirme çabalarından aksine, global pazarlarda yer bulabilecek bir takım kazanımlar hızla elde edilebilir.

Ülkemiz insanlarının sorgulayan düşünce yapısına sahip olması elbetteki doğrudur.  Ancak bu sorgulamalar somut verilere dayandığında rasyonel olabilir.  Aksi halde bir şehir efsanesi olmaktan öteye gidemez kanaatindeyim.  Bilişim odaklı ekonomik kalkınmada bu türden bilgiye dayanmayan tartışmaların odağa şüpheyle yaklaşılmasına neden olacağını ve devinimi yavaşlatacağını düşünmekteyim.

Çağlayan

December 29

Ozgun'e Cevap (bkz. Konuk Defteri)

Öncelikle bloguma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.  Zaman ayırıp, ülkemizde ürünlerimiz ve hizmetlerimizi daha da iyileştirmemiz için bize yorum ve değerlendirmelerinizi sunmanız beni çok memnun etti.

İlk olarak Windows işletim sisteminin aktivasyonuna dair olan sorunuza cevap vermek istiyorum.  Müşterilerimiz, Windows’un aktivasyonunu sadece İnternet üzerinden gerçekleştirmek zorunda değiller.  Aktivasyonu, 0800 211 39 39 numaralı telefonu arayarak da yapabilirler.  Aktivasyon sürecinde sadece istatistik amaçlı bilgiler paylaşılır.  Bu şekilde, Windows işletim sisteminin lisanslı kullanımını sağlamaya ve kayıt dışı/korsan kullanım ile mücadeleye katkıda bulunulmaya çalışılmaktadır.

Bunun yanında, ülkemizdeki altyapı koşulları hakkında size katılmadığım noktalar bulunuyor.  Bu konuda Türkiye ile ilgili bazı rakamları sizinle paylaşmak istiyorum.  Ülkemizde halen 18 Milyon civarında olan hane sayısına karşılık 4,5 Milyon ADSL abonesi bulunuyor.  Nüfusumuz 70 Milyonu aşarken, cep telefonu sayısı 50 Milyonu geçti; 60 milyona erişmek üzere.  Sabit telefon hattı oranı ise % 99 dolaylarında.  Yani nüfusumuzun yarısından çok daha fazlasında cep telefonu, hemen her ev ve iş yerinde sabit telefon, bunların 3’te birinde ise Internet hattı bulunmaktadır.

Henüz her hanede bir bilgisayar olmamasına rağmen, Türkiye, Internet kullanımında dünyanın önde gelen ülkelerinden birisi oldu: Windows Live hizmetlerinden MSN Messenger’da 24 milyon üye ile dünya üçüncüsü durumundayız.  Hotmail’de ise 19 milyonun üstünde abonemiz var.  Sadece Windows Live Spaces’te 9 milyonun üzerinde blog bulunuyor.  Bunlara tabii ki binlerce web sitesi ve başka servis sağlayıcılarının üzerinden verilen e-posta hesaplarını da ekleyebilirsiniz.

Ürünlerimizin fiyatları ve korsan kullanım konusundaki yorumlarınıza da bir açıklama getirmek istiyorum.  Türkiye’de ürünlerimiz, Avrupa ülkelerinden veya Amerika’dan daha düşük fiyatlara sunulmaktadır.  Ürünlerin fiyatlarının küresel olarak belirlenmesi ve bizim de uymak zorunda olduğumuz çeşitli hukuksal anlaşmalar bulunması nedeniyle bu seviyenin de altında bir fiyat politikasına gidemiyoruz.  Bununla beraber, belirli bir plan ve bütçe dahilinde yıl boyu çeşitli kampanyalarla ev hanımlarına, öğrencilere, öğretmenlere özel indirimler yapıyoruz.   Yurdun çeşitli yerlerinde okullara ve sivil toplum kurumlarına işletim sistemlerimizi ve uygulamalarımızı karşılıksız olarak hibe ediyoruz.

Sizin de bildiğiniz gibi, Türkiye’de müşterilerimizin çoğunluğuna hitap eden işletim sistemlerimiz zaten hemen her zaman yeni alınan bir bilgisayarın içinde kurulmuş olarak geliyor.  Bunların bir üst modele yükseltilmeleri ise çok daha uygun fiyatlarla mümkün olabiliyor.  Fakat bir iki yükseltme sonrasında her şeyden önce o işletim sistemini  kullanan donanım yetersiz kalmaya başlıyor.  Dolayısıyla yazılım maliyetlerinden önce donanımı yenilemek veya güçlendirmek gerekiyor.

İşte korsan yazılım konusundaki yorumlarınızla ilgili olarak sizin dikkatinizi çekmek istediğim nokta budur. Ülkemizde, hala eksikleri olmakla birlikte, bilişim ve iletişim altyapısı gelişirken, yazılımlar konusunda aynı mesafeyi kaydedemiyoruz.  Belirli aralıklarla donanımların yenilenmesi veya yeniden satın alınması için yapılan harcamalar doğal karşılanıyor, fakat maalesef yazılımlara aynı yatırım yapılmıyor.

Sizin de karşı olduğunuzu açıkça dile getirdiğiniz korsan kullanım, bu anlayıştan besleniyor.  Her yıl vergimizden, ülkemizin kalkınmasından ve entellektüel emeğimizden çalıyor.  Geleceğimizi bilişim teknolojileri ile kurabilmek, ülkemizi bilgi çağına ulaştırabilmek için korsan yazılıma karşı çıkmalıyız.

Sorularınıza yeterli bir biçimde cevap verebildiğimi umud ediyorum. Gönderdiğiniz mektubun, Microsoft Türkiye olarak, sayıları 7.000’i aşkın iş ortaklarımızla birlikte ülkemizin bilişimle kalkınması için gösterdiğimiz çabanın mutlaka hedefine ulaşacağına olan inancımı güçlendirdiğini ifade etmek isterim.

En içten sevgilerim ve başarı dileklerimle,

Çağlayan Arkan

December 25

Türkiye'nin İlk ERP Laboratuvarı YTÜ'lü Öğrencilerin Hizmetinde

 

Ülkemizin birçok sorununa çözüm anahtarının bilgi teknolojilerinin etkin kullanımından geçtiğini fırsat bulduğumuz her ortamda söylüyoruz. ‘Türkiye Bilişimle Kalkınıyor’ vizyonumuz çerçevesinde, kıymetli olduğuna inandığımız işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde oluşturulan ERP laboratuvarını gerek akademik dünya, gerekse de Türk iş dünyası adına atılmış umut verici bir adım olarak değerlendiriyorum.  11 Aralık'ta YTÜ ERP Laboratuarı'nın açılışını yaptık.  Bu çalışma ile yeni mezun gençlerimizin iş hayatına çok daha hazırlıklı olacağına inanıyorum.  Aşağıda Microsoft Dynamics İş Çözümleri Pazarlama Müdürü Berkhan Esmer’in Yıldız Teknik Üniversitesi’nde oluşturulan ERP laboratuvarı ile ilgili yazısını okuyabilirsiniz. 

 

Bu projeye destek veren  Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durul Ören, Makina Fakültesi Dekanı Prof.Necati Tahralı , Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Başlıgil ve Araştırma Görevlisi Dr.Ceyda Şen’e teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Çağlayan Arkan 

 

Bilişimin Türkiye ekonomisi için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Hem var olan firmalarımızın daha verimli çalışmaları için, hemde genç nüfusumuzun  istihdamı için en stratejik sektörlerden biri olarak görmekteyim.  Bu amaçla, gençlere bilişim sektörünü tanıtmak, kariyerlerinde bilişim sektöründen daha fazla yararlanmalarını sağlamak için üniversitelerimizle yakın çalışıyoruz.  Üniversitelerimizle yaptığımız bu işbirliğinin en son meyvesi, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde açılan Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) Laboratuvarı oldu.  Üniversitemizden gelen talep üzerine, Uygulamalı Kurumsal Kaynak Planlaması dersi vermek üzere kurulacak laboratuvara hem bilgisayar bulmak üzere yardımcı olduk, hem de uygulama olarak kullanılmak üzere Microsoft Dynamics AX (eski adıyla Axapta) ürünü lisansı temin ettik.  İş ortağımızın da eğitim desteği ile birlikte Yıldız Teknik Üniversitesi 3. ve 4. Sınıf öğrencilerine uygulamalı ERP dersi verilmesini mümkün kıldık.

 

İlk defa uygulamalı eğitim verme özelliğine sahip olan ERP laboratuvarı öncelikle seçmeli ders olarak öğrencilerin tercihine sunulacak. Gelecek yıldan itibaren müfredata da alınması planlanan ERP laboratuvarı, teneffüsler ve boş vakitlerde de öğrencilerin kullanımına açık olacak.  Türkiye’nin Kurumsal Kaynak Planlaması kullanımında Avrupa’nın çok gerisinde olduğunu görmekteyiz.  Şu anda Almanya’da KOBİ’lerde %60 oranında ERP kullanımı söz konusu iken, Türkiye’de bu oran %3-4 seviyelerindedir. Türkiye’de ERP kullanımı, şirketlerimiz yurt dışına açılırken ve BASEL kriterleri uygulanmaya başladığında hızlı bir artış gösterecek.  Şu anda %4 olan kullanım oranı %15-20’lere çıkarken, sektörde deneyimli danışman açığı yaşanacak.  Şimdi bile Microsoft Dynamics ürün grubundaki yıllık %50’nin üzerindeki büyümeye karşılık,  danışman sayısı %22 oranlarında artıyor.  Önümüzdeki dönemlerde danışman açığı sıkıntısını kolay aşabilmemiz için, üniversitelerimizle yapacağımız bu tür işbirliklerini arttırmamız gerektiğini düşünüyoruz.

 

Bu işbirliği sayesinde hem üniversite öğrencilerimiz mezun olurken çok değerli bir tecrübe ile kariyerlerine başlamış olacaklar, hem de ERP sektörüne girme kararı verirlerse, çok daha kısa sürede katma değer yaratabilecekler. Ayrıca burada eğitim veren iş ortağımız da, daha yakından tanıdığı bu öğrenciler arasından, başarılı olma ihtimali yüksek ve bu sektörde çalışmaktan zevk duyacaklara, mezun olur olmaz iş teklifinde bulunarak, insan kaynakları profilini yükseltme imkanı bulacak.

 

Tüm taraflar için kazanç sağlayan bu tip projeler ile üniversite ve özel sektör işbirliklerinin artacağını umuyorum.

 

Berkhan Esmer

December 24

Bilişim Rüzgarı'07 Programı


Videoyu izlemek için bilgisayarınızda
Microsoft Silverlight programının yüklü olması gerekmektedir.
Programı
buradan indirebilirsiniz.
 
Bilişim Rüzgarı
December 19

İyi Bayramlar

Herkesin bayramını en iyi dileklerimle kutlarım.
 
Çağlayan Arkan
December 13

Türkiye Bilişimle Kalkınıyor - IV

Buraya kadar Türkiye’ye tüketici pazarı ve KOBI pazarı değerlendirmeleriyle baktık.  Bu iki segmentin, Türkiye ve bilişim sektörü (bankacılık, telekom, vb. pek çok sektör de dahil) açılarından en ciddi potansiyele sahip iki pazar segmenti olduğu kanısındayız.  Türkiye açısından, bu segmentlerin bilgiyi ve teknolojiyi keşfetmeleri, önemli kültürel ve ekonomik değişim anlamına geliyor.  Bilişim sektörü açısından ise muazzam büyüme fırsatları içeriyor.

Özetleyecek olursak, tüketici sektörünün, değer gördüğü herşeye yatırım yaptığını, yeniliklere açık olduğunu, istatistiki olarak her evde en az bir öğrenci olduğu gerçeğinden de hareketle, bilgisayar ve Internet’i keşfettiği noktada, öğrencilerin, ailelerin hayatının değişeceğini ve bu değişikliğin kültürel başta olmak önemli olumlu sonuçları olabileceğini söylemiştik.  Hiçbir şekilde, Internet’te yaşanan porno, şiddet, kumar, vb. riskleri küçümsediğimiz sanılmasın.  Sadece bunların teknolojik olarak çözülmüş konular olması, kaçınmak için bilinçli kullanımın yeterli olacağı gerçeği bizi rahatlatıyor.

KOBI sektöründe ise 1,800,000 adet mikro, küçük ve orta büyüklükte işletmeyle muazzam bir ölçek bulunduğunu söylemiştik.  Bu ölçeğin istihdam, ihracat, üretim, vs. pek çok yönden Türkiye için benzersiz fırsatlar vaad ettiğini vurgulamıştık. %85'i bulunduğu şehirde ticari faaliyet gösteren bu işletmelerin, Internet ve e-ticaret yoluyla, önlerinde coğrafi genişleme imkanı bulunduğunu iddia etmiştik. Aynı şekilde, bu işletmelerin müşterileriyle daha yakın ve verimli ilişki kurmalarının, kaynaklarını daha etkin yönetmelerinin, etkin iletişim yapabilmelerinin teknoloji kullanımıyla mümkün olacağını, bunu gerçekleştiren firmaların rekabet ve karlılık açısından avantaj sağlayacaklarını söylemiştik.

Bu noktada Türkiye’de devlete ve kamu sektörüne, bilgi ve teknoloji kullanımı açısından bir göz atmakta fayda görüyorum.  Türkiye’nin önündeki fırsatlar ve tehditler değerlendirmesini yaparken, doğal olarak kamu sektörünü çekilecek fotoğrafın dışında tutmak mümkün değil.

Kamu sektörü bir yandan en büyük işveren.  Öte yandan, en büyük hizmet sağlayıcı.  Müşterileri ise vatandaşlar ve kurumlar.  Meseleye böyle baktığımızda herhangi bir kurumu incelerken yapacağımız süreç, kalite, verimlilik, vb. değerlendirmelerinden muaf değil; olması da mümkün değil zaten.

Biz mikro işletmelerin bile teknolojiyi etkin kullanmaksızın rekabet etmelerinin, başarılı olmalarının olanaksız olduğunu iddia ederken, koskoca kamu teşekkülleri için fazlasıyla aynı sonuca varıyoruz.  Peki, devlet iyi bir bilgi/teknoloji kullanıcısı mı? Bize göre değil.  Her ne kadar içinde çok etkileyici örnekler barındıyorsa da, genel olarak bu konuda bir hayli geride olduğu gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor.

Biliyoruz ki, sosyal güvenlik alanında her yıl kullanılan yaklaşık 60 milyar Amerikan doları bütçenin önemli bir bölümü kayıp/kaçak, kalite, verimsizlik, vb. sorunlarla çar çur oluyor.  Iddia ediyoruz ki, bir milyar doların altında bir teknoloji yatırımı, Türkiye’ye en çok üç yıl sonra, en az yılda beş milyar dolar tasarruf ettirir (ya da artan sosyal güvenlik açıklarının kontrol altına alınmasını sağlar ki her durumda milyarlarca dolardan ve muazzam bir yatırımın geriye dönüş oranından söz ediyoruz).  Bu örnekleri vergi, eğitim, adalet, sağlık ve diğer alanlara taşımak mümkün; yerel yönetimlere de...  Iddia ediyoruz ki, böylesi bir tasarrufu ve kalite artışını, sadece ve sadece bilişim sektörü mümkün kılabilir.  Yine iddia ediyoruz ki, bu yatırımı yapan ve sosyal güvenlik sorununu küçültmeye başlayan bir Türkiye’nin önünde, burada edindiği bilgiyi, teknolojiyi ihraç etme imkanı olacaktır.  Sadece sosyal güvenlik alanına yapılacak böyle bir yatırım hem devlete milyar dolarlar kazandıracak, hem müşterisi olan vatandaşlarda ve kurumlarda (artan hizmet kalitesine bağlı olarak) büyük memnuniyet artışı sonucu yaratacak ve hem de bilişim sektörünü uçuracaktır.  Bilişim sektöründe, irili ufaklı pek çok firma müthiş tecrübeler kazanacak ve bunları ülke içinde ve dışında katma değere döndürme fırsatına sahip olacaktır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.  Sonuç olarak, iddiamız, Türkiye’nin verimliliğinin, rekabet edebilirliğinin, etkin ve doğru kaynak kullanımının yolunun bilişim sektöründen geçtiği ve başka alternatifinin olmadığı.  Hal böyle iken, bilişim yatırımlarının "tasarruf tedbirleri" kapsamında, araba, kırtasiye, seyahat giderleriyle aynı kefeye konulması, "yatırım" değil de "masraf" olarak değerlendirilmesini anlamakta zorlanıyoruz.  Endişe ediyor, üzülüyoruz.

Bir sonraki yazıda bunların gerçekleşmesi için gerekenleri irdeleyeceğiz.

November 21

Microsoft Zaman Kazandıracak

       
Video: Yenilikci Cozumlar
November 16

Türkiye Blog Konferansı '07

 
Söz verdiğim gibi Türkiye Blog Konferansı '07 sunumumu da ekledim. İncelemek için tıklayınız.
November 11

Türkiye Blog Konferansı '07 ve TRT Bilişim Rüzgarı Programı

Merhabalar,

Blog konferasında yaptığım açılış konuşmasının videosunu eklemiş olmama rağmen, bu konuda bir iki satır yazmak istedim.  5-6 Kasım tarihlerinde seyahatte olacağımdan, bu konuşmayı maalesef planlayamamıştık.  Seyahat son anda iptal olunca, hemen katılım programı yapabildik.  En heyecanla ve isteyerek katıldığım aktivitelerden biri oldu.  Bir kere, ilgi duyduğum, önemsediğim bir konunun uzmanlarıyla tanışma fırsatı benim için kişisel olarak büyük bir fırsattı.  Bir de Türkiye'nin yürekten inandığım "Bilişimle Kalkınma" potansiyelinin bir boyutuna gönüllü düzeyde, en iyi kalitede katkı yapan kişilerle biraraya gelme fikri de beni çok heyecanlandırdı.  Katılımcılarla kısa sohbet ve soru cevap seansı sonrasında da anladım ki, bu grup tesadüfen biraraya gelmiş değil.  Bu grup, hayata dair kendi duruşunu geliştirmiş, ilkeli, bilgi sahibi ve öğrenme peşinde, emek vererek birşeyleri elde etmeyi prensip edinmiş kişilerden oluşuyor.  Bu kadar nereden anladın diyeceksiniz.  Yaş 45, sakallar beyaz, tecrübe çok, gözlemcilik desen fena değil,  ee bir de webdeki içerikden izlenimler...  alın size kanaat. :)  Ben izleyemedim ama konuşmacılardan Selim Tuncer Bey'in çok anlamlı bir tesbiti olmuş: “Blog iyi insanların işidir. Bir kere vericilik istiyor, samimiyet istiyor, süreklilik istiyor. Sorunlu bir insanın bir blogu profesyonel yardım almadan uzun süre götürmesi hiç kolay değil.http://selimtuncer.blogspot.com/" Hoş değil mi?  Benim hislerim de bu yöndeydi aslında.  Blogcular veya en azından konferans katıımcılarından tanışabildiklerim, etki yaratmaya kararlı, liderlik özellikleri gelişmiş, sorumluluk sahibi ve iyi insanlar.  Yolunuz açık olsun.

Gelelim TRT Bilişim Rüzgarı programına. 3 Kasım Cumartesi sözleştiğimiz üzere, İzmir'e gittik.  TRT Stüdyolarına.  Yapımcı sevgili Hakan Aybar ve uzman ekibiyle önce keyifli sohbet dakikaları, daha doğrusu saatleri geçirdik :).  Sonra da programı deruhte ettik.  Berrin, İlker, Tolga ve Mehmet ile güzel sohbet ettik.  Çok iyi hazırlık yapmışlardı.

Ben bundan sonra uygun olan her etkinliğin kamera arkasını çekip, yaptığım konuşma, sunum, çektiğim fotoğraflarla birlikte bloguma koyacağım.  Blog Konferansı'nın ve Bilişim Rüzgarı'nın kamera arkası fotoğraflarını ekledim; konferans açılış konuşmamın videosunu da.  Şimdi programın kendisini anlamlı parçalara ayırıp, belli konuları işleyen nispeten kısa videoları ekleyeceğim.  Biraz zaman aldı, maalesef.

Sizlerle beraberlik çok hoş.  Böyle bir deneyimi yaşadığım için çok şanslı ve mutluyum.

Barış dolu günler dilerim.

Çağlayan Arkan

 

 
There are no photo albums.
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by