<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><?xml-stylesheet type='text/xsl' href='http://caglayanarkan.spaces.live.com/mmm2008-04-25_07.02/rsspretty.aspx?rssquery=en-US;http%3a%2f%2fcaglayanarkan.spaces.live.com%2fcategory%2fT%c3%bcrkiye%2bBili%c5%9fimle%2bKalk%c4%b1n%c4%b1yor%2ffeed.rss' version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:msn="http://schemas.microsoft.com/msn/spaces/2005/rss" xmlns:live="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/" xmlns:cf="http://www.microsoft.com/schemas/rss/core/2005" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"><channel><title>Çağlayan Arkan'dan: Türkiye Bilişimle Kalkınıyor</title><description /><link>http://caglayanarkan.spaces.live.com/?_c11_BlogPart_BlogPart=blogview&amp;_c=BlogPart&amp;partqs=catT%25C3%25BCrkiye%2bBili%25C5%259Fimle%2bKalk%25C4%25B1n%25C4%25B1yor</link><language>en-US</language><pubDate>Sun, 11 May 2008 22:11:18 GMT</pubDate><lastBuildDate>Sun, 11 May 2008 22:11:18 GMT</lastBuildDate><generator>Microsoft Spaces v1.1</generator><docs>http://www.rssboard.org/rss-specification</docs><ttl>60</ttl><cf:parentRSS>http://caglayanarkan.spaces.live.com/blog/feed.rss</cf:parentRSS><live:type>blogcategory</live:type><live:identity><live:id>-8060398140596341304</live:id><live:alias>caglayanarkan</live:alias></live:identity><cf:listinfo><cf:group ns="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" element="typelabel" label="Type" /><cf:group ns="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" element="tag" label="Tag" /><cf:group element="category" label="Category" /><cf:sort element="pubDate" label="Date" data-type="date" default="true" /><cf:sort element="title" label="Title" data-type="string" /><cf:sort ns="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" element="comments" label="Comments" data-type="number" /></cf:listinfo><item><title>Türkiye Bilişimle Kalkınıyor - III</title><link>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!724.entry</link><description>&lt;p&gt;Bir önceki yazıda, Türkiye’nin büyük bir tüketici pazarı olduğundan ve buradaki istatistikleri itibariyle Türkiye’nin, Hindistan, Brezilya, Çin gibi ülkelere göre bir hayli avantajları bulunduğundan, tüketicinin teknolojiye ve yeniliklere açık olduğu gerçeğinden söz etmiştik. Bu bağlamda, bugün Türkiye’de bilgisayar sayısının çok düşük olmasının, Internet ve bilgisayar kullanıcı sayılarının (gelişmiş ülkelere göre) azlığının vebalinin, yeniliklere açık tüketicimize bu konuların sunduğu değeri gösterememiş olan bizim, sektörümüzün ve ülkenin liderlerinin olduğunu söylemek yanlış olmaz.  Özellikle kariyer ve eğitim konusunda Internet’in önemini tüketiciye anlatabilmiş olsaydık, bugün Türkiye’de bulunan bilgisayar ve bilgisayar kullanıcısı adetleri kat kat fazla olurdu.  Bu şansımız halen var. &lt;p&gt;Aynı iyimser bakışa, ben, KOBİlerimiz için de sahibim.  Türkiye’de, 1.3 milyonu TOBB üyesi olmak üzere, 1.8 milyon orta, küçük, mikro işletme var.  Türkiye’de girişimcilik, özellikle, yerel anlamda, ön planda.  Öte yandan, çeşitli nedenlerle buradaki ekonomik faaliyetin ülke ekonomisine gereken katkısı olamadığı da bir gerçek.  Bu nedenler arasında, 20 yıllık yüksek enflasyon döneminde, uzun dönemli yatırımlar yerine, kısa dönemli “faaliyet dışı kar”ların yarattığı ekonomik ve kültürel (girişimcilik açısından söylüyorum) erozyonu, kayıt dışı ekonomiyi ve bunun kendi dinamiklerini, çooook uzun yıllar koruma duvarları arkasında iç pazara dönük faaliyet gösteren özel sektörü sayabiliriz.  Bunlar nispeten, girişimcilik kültürünü olumsuz etkileyen ve uzun zamandır varolan etkenler.  Bir de daha modern (!) sorunlarımız var.  Bilgi ve bilgi teknolojisinin şirketlerin yönetim felsefe, süreç, vb. kan damarlarından biri olarak gereken yeri almamış olması, risk sermayesi eksikliği, entellektüel sermaye konusunda toplum olarak tamamen inovasyonu ve girişimciliği engelleyen bir noktada bulunmamızı vurgulayabilirim.  Sonuç olarak, sadece %23ü bilgi teknolojisi yatırımı yapmış, %85i sadece bulunduğu şehirde faaliyet gösteren bir mikro, küçük ve orta büyüklükte işletme haritasına bakıyoruz. &lt;p&gt;Bu haritanın fırsat tarafı ise bize muazzam vaatler sunuyor.  Bence en önemlisi istihdam konusunda.  Biz bugün her KOBI’de 1 (evet sadece 1) kişilik yeni istihdam yaratmayı hedeflesek ve başarsak bu, 1.800.000 yeni iş imkanı demektir.  Türkiye’nin en büyük özel sektör grubunun toplam çalışan sayısı 90.000.  Yani, aynı istihdam için bizim Türkiye’de 20 tane daha Koç Holding yaratmamız demektir bu.   Hangisi daha kolay veya gerçekçi?  Aynı karşılaştırmayı vergi açısından yapmadım ama sanırım tablo en azından diğer uçta bir sonuç göstermeyecektir.  Bu yaklaşımın daha da heyecan veren tarafı, böyle yaratılacak ekonomik faaliyetin sonuçlarının, en az 1,800,000 (her işletmeyi tek kişilik aile işletmesi gibi düşünsek) ailenin, yani (bir ailede 4 kişi olduğunu varsayarsak) 7,200,000 kişinin hayat kalitesini, refahını artıracak olmasıdır.  Müthiş değil mi? &lt;p&gt;Tüketicide kariyer, eğitim, iletişim ve eğlence olarak düşünebileceğimiz cazibe noktaları (ya da değer), KOBI için karlılık, verimlilik, pazar payı, etkin kaynak yönetimi, vb. kavramlardır. Bir şekilde, el birliğiyle, KOBI’ye, rekabet edebilmenin, kar etmenin, işini büyütmenin yolunun, bilginin etkin kullanımından, bunun da etkin teknoloji kullanımından geçtiğini anlatabilmeliyiz. &lt;p&gt;Devam edeceğiz...&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=-8060398140596341304&amp;page=RSS%3a+T%c3%bcrkiye+Bili%c5%9fimle+Kalk%c4%b1n%c4%b1yor+-+III&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=caglayanarkan.spaces.live.com&amp;amp;GT1=caglayanarkan"&gt;</description><comments>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!724.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!724.entry</guid><pubDate>Sun, 07 Oct 2007 18:25:52 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://caglayanarkan.spaces.live.com/blog/cns!9023B698D18935C8!724/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!724.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2007-10-07T18:39:26Z</dcterms:modified></item><item><title>Türkiye Bilişimle Kalkınıyor - II</title><link>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!697.entry</link><description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Galiba 2002 yılıydı; son ekonomik krizden hemen sonra.  IMF, stand-by anlaşmamız  çerçevesinde, 700 milyon ABD doları tutarında bir kredi dilimini serbest bıraktı.  Akabinde İstanbul’da borsa yükselmişti.  Bu olay, benim gururumun kırıldığı, unutamadığım anlardan biridir.  Türkiye’nin ne tarihine, ne ismine, ne nüfusuna, ne de büyüklüğüne yakıştırmıştım.  Türkiye'nin ekonomisi, morali böyle komik paralara mı kalmıştı?&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;O zaman, Türkiye’nin sosyal güvenlik bütçesinin toplam 25 milyar doları bulduğunu, bunun belki de 10-15 milyar dolarının verimsizlik, kayıp-kaçak gibi nedenlerle çar çur olduğunu, sadece bu bütçede sağlanacak hatırı sayılır bir tasarrufun, Türkiye’nin bu derece aşağılayıcı tabloları bir daha yaşamasını engelleyeceğini ve bunun belki de tek yolunun bilişim teknolojilerinin etkin kullanımından geçtiğini düşündüğümü hatırlıyorum.  Bu düşüncem hiç değişmedi.  Aksine güçlendi.  Bu bütçe şimdi yeni birleşmiş yapıda 60 milyar ABD doları; 30 milyar sosyal güvenlik, 30 milyar sağlık harcamaları için.  Yanlış anlaşılmasın, benimki bir eleştiri değil.  Yetkililer, Türkiye'nin en önemli iki konusunun enerji ve sosyal güvenlik olduğunun altını çiziyor.  Bu konuda ciddi çaba var.  Benim yapmaya çalıştığım, bilişim teknolojilerinin bu çok önemli sorunların çözümünde oyanayabileceği role dikkat çekmek. &lt;p&gt;Ben bu noktada &lt;strong&gt;“Türkiye’nin Bilişimle Kalkınması”&lt;/strong&gt; diye adlandırdığımız vizyona çok önem veriyorum.  Türkiye'nin sorunlarının çözümünü bilgi ve teknolojinin etkin kullanımında araması gerektiği görüşümü tekrarlıyorum.  İddia ediyorum ki, Türkiye başka türlü kalkınamaz.  İddia ediyorum ki, sorunlarının çözümünde bilişim teknolojilerini sonuna kadar kullanan Türkiye uzak olmayan bir gelecekte, yatırım yaptığı alanlarda, yazılım ve servis ihracatçısı konumuna gelecektir.  Yani &lt;strong&gt;BİR TAŞLA İKİ KUŞ.&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;Türkiye’ye sayısal uçurum veya bilgi toplumu endeksleri açısından bakarsak çelişkili veriler görüyoruz. Bir taraftan, e-devlet hizmetleri kullanımı, bilgisayar penetrasyonu, bilgi toplumu hazırlık notu, internette içerik, web sitesi sunucuları vb. ölçümlerde Türkiye’nin alt sıralarda yer aldığı gerçeği morallerimizi bozuyor. Buralarda Türkiye’nin derecesi otuzunculukla altmışıncılık arasında değişiyor. &lt;p&gt;Öte yandan, dünyada en çok kişisel bilgisayar satılan ülkeler arasında Türkiye’nin ilk 15 içinde yer aldığını, PC satışlarının büyüme oranları itibariyle ilk 10’a girdiğini, MSN Messenger servislerini kullanan 22 milyon abonesiyle dünyanın (Brezilya’ ve ABD'den sonra) en büyük 3. kullanıcı topluluğuna sahip olduğunu, 19 milyon Hotmail abonesiyle dünya 8.'liğine yerleştiğini, 55 milyon mobil abone ile dünyadaki en büyük cep telefonu pazarlarından biri haline geldiğini görüyoruz; moralimiz düzeliyor, ümitleniyoruz. &lt;p&gt;Ben kendi adıma, bu meseleye şöyle bakıyorum: Türkiye gelişmekte olan bir pazar, aynen Rusya, Çin, Malezya, Hindistan gibi. Türkiye’yi bunların pek çoğundan ayıran önemli unsur ise, bence, Türkiye’de her evde elektrik olması, her evde ortalama birden fazla televizyon, bire çok yakın çamaşır makinesi, buzdolabı bulunması...  Daha da önemlisi, her evde en az bir öğrenci olduğu gerçeği.  Türkiye'de tüketici, hayatına değer katacak, çocuklarının eğitimine veya istihdamına katkısı olacak konulara yatırım yapıyor.  Yeter ki farkında olsun ve bu konularda eğitilsin, desteklensin. &lt;p&gt;“Ne demek her evde elektrik var; bunun neresi önemli” demeyin.  Hindistan’da, benim bildiğim kadarıyla, evlerin yüzde 65’inde elektrik var; Hindistan’da 300 milyon kişi günlük 1 dolar gelir olarak düşünülen açlık sınırının altında yaşıyor.  Bu istatistikler Türkiye’yi bir hayli ilginç bir ülke haline getiriyor. Bana sorarsanız, bir tür indeks ile tüm gelişmekte olan pazarları karşılaştırsak Türkiye’nin nüfusu, örneğin Hindistan karşılaştırmasında 250 milyon gibi değerlendirilebilir.  Bir de ekonomik krizlere, belirsizliklere, zor yaşam koşullarına rağmen her hanenin yukarıda belirttiğimiz elektronik eşyaya ve çocuklarının eğitimine yaptığı yatırıma bakarsanız, Türkiye’nin potansiyeline dair görüşleriniz, benimki gibi, değişiverir.  Ne derseniz deyin, Avrupa'nın en büyük 3. kart (kredi ve banka kartları) pazarından söz ediyoruz. &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bu bağlamda, Türkiye’nin bilgisayar kullanımı, internete ve bilgiye erişimine dair benim vardığım sonuç: Türkiye’de tüketiciye, “kariyer, eğitim ve eğlence internetsiz olmaz” gerçeğini kabul ettirebildiğimiz noktada Türkiye’nin bu konudaki istatistikleri değişecektir.  Bilginin ön planda olduğu bir Türkiye'nin önü açıktır.&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;Bu, “Türkiye’nin Bilişimle Kalkınması” konusuna tüketicinin alışkanlıkları, teknolojiyi benimsemesi ve günlük hayatında özümsemesi açılarından bir giriş oldu. Devam edeceğim.&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=-8060398140596341304&amp;page=RSS%3a+T%c3%bcrkiye+Bili%c5%9fimle+Kalk%c4%b1n%c4%b1yor+-+II&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=caglayanarkan.spaces.live.com&amp;amp;GT1=caglayanarkan"&gt;</description><comments>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!697.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!697.entry</guid><pubDate>Sun, 30 Sep 2007 11:00:13 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://caglayanarkan.spaces.live.com/blog/cns!9023B698D18935C8!697/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!697.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2007-10-04T14:08:21Z</dcterms:modified></item><item><title>Türkiye Bilişimle Kalkınıyor - I</title><link>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!635.entry</link><description>&lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=1&gt;Türkiye için bilginin ve teknolojinin hayati önem taşıdığını daha önce çeşitli kereler ve değişik platformlarda vurgulamıştık.  Bununla ilgili bir sunumumu da bloguma koymuştum.  Bu konudaki görüşlerimi biraz daha açmak istiyorum.&lt;/font&gt;&lt;/b&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=1&gt;Bize göre Türkiye'nin ekonomik ve sosyal tüm sorunlarının çözümü için bilginin etkin kullanımı, bilginin etkin kullanımı içinse bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı şart.&lt;/font&gt;&lt;/b&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;Seksenli yıllarda, serbest piyasa ekonomisine geçerek atağa kalkan ve dünya ekonomisine ayak uydurarak büyüyen, dünyanın önemli oyuncuları arasına girme yolunda ilerleyen Türkiye, ne yazık ki doksanlı yıllarda peş peşe gelen krizlerle hız kaybetti. Dünya çapında ardı ardına değişimler gerçekleşti, Rusya, Güney Kore, Çin gibi yeni global oyuncular sahneye çıktı, gelişen ve ucuzlayan teknoloji yeni iş modelleri doğurdu, ülkelerin güç ve konumları yeni kriterlere göre yeniden tanımlanmaya başladı.  Türkiye'nin ise bu dönemde bir türlü istenen hamleyi gerçekleştiremediğini sanırım herkes kabul ediyor.  Yepyeni bir vizyon, bu vizyon etrafında kenetlenen bir yönetim iradesi ve stratejik yön çizilmesi, Türkiye için gerekli adımlardı.  Türkiye'nin öncelikleri yeniden belirlenmeliydi.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;İleri görüşlü bilişimcilerin, seksenlerden beri Türkiye’nin geleceğinin bilişimde olduğunu dile getirmesine ve siyasi otoritenin de bu önerileri dinlemesine karşın, geleceğimize bilişimle sahip çıkmamızı sağlayacak bir vizyon ve kapsamlı bir stratejik plan maalesef oluşturulamadı.  Farklı sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ve meslek örgütlerinin dile getirdiği öneriler olumlu bulunsa dahi hayata geçirilemedi.  Bu zaman zarfında bilişim, tüm dünyada en büyük ekonomilerden biri olma yolunda hızla yükseliyor, Hindistan, İrlanda, İsveç, İsrail gibi ülkeler bilişimle kalkınmanın nasıl mümkün olacağının örnekleri haline geliyordu.  Son zamanda, bu trene Filipinler, Rusya, hatta Mısır, Bulgaristan gibi ülkeler de katıldı.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;Bilişimin giderek artan önemini ve bir ülkenin kalkınmasında nasıl bir rol oynayabileceğini anlamak güç değil.  Bilişim, şimdiye kadar hiçbir ekonominin sunmadığı fırsatları sunuyor: Bilişim, sermayenin düşük, bilgi, fikir ve yenilikçiliğin yoğun, sunduğu katma değerin yüksek olduğu bir sektör. Özellikle yazılım ve hizmet alanında büyük fabrikalara, üretim tezgâhlarına ve pahalı hammaddeye ihtiyaç duyulmaz.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;Bilişim, sadece kendi içinde bir ekonomi değeri yaratmakla kalmaz, aynı zamanda diğer tüm sektörlere de ivme kazandırır. Her türlü üretim ve hizmet sektörü, bilişimle verimliliğini artırır ve tüm dünyada yeni olanaklar bulma şansına kavuşur.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;&lt;font size=1&gt;Türkiye her türlü sorununun çözümünü bilgi ve teknoloji ekseninde aramalı.  Eğitimden güvenliğe ve tarıma, sosyal güvenlikten sağlık ve turizme her sektörde verimlilik artışı, rekabet edebilirlik, kaliteli hizmet sunma, ihracat kabiliyeti, katma değer yaratma gibi nice avantaj bilişimle yaratılabilir.  Bu yaklaşımın demokratikleşme, şeffaflaşma, devlet yönetiminde kaynak kullanımı açısından optimizasyon gibi sonuçları da cabası.  &lt;/font&gt;Türkiye, bu sorunların hiçbirini artık bilgi ve teknolojiyi etkin olarak kullanmadan ele alamaz.  Örneğin, sadece sosyal güvenlik konusunda doğru teknoloji yatırımını yapmak kaydıyla Türkiye’de birkaç yıl içinde milyarlarca dolar tasarruf sağlanabilir. Yapılacak yatırım ise 1 milyar dolarlar düzeyine yaklaşmaz bile.  Bugün Türkiye'nin sosyal güvenlik bütçesinin 60 milyar civarında olduğunu hatırlayalım.  Bu bütçenin çok çok önemli bir kısmının ise kayıp, kaçak, verimsizlik, vb. nedenlerle etkin kullanılmadığında da hem fikir olalım.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;Benzeri konuları bilgi ve teknoloji marifetiyle çözümlemiş bir Türkiye’nin, bu yolda biriktireceği bilgi ise Türkiye için ihracat potansiyeli oluşturuyor. Bu noktada biz bilişimciler, bu konuların dünyada halen birçok yerde gerçek manada çözülmediği ve geliştirilecek çözümlerin neredeyse her ülkeye uyarlanabilme yönüyle Türkiye’nin son derece avantajlı olduğu iddiasındayız.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;Nüfusu hızla yaşlanan ve artış oranının azaldığı Avrupa Birliği ülkelerinin, bilişim teknolojileri sektörü ve diğer birçok sektörde eleman açığı giderek artıyor.  Türkiye, genç nüfusunu doğru eğitim politikalarıyla eğittiğinde sadece kendi sorununu çözmekle kalmayacak Avrupa Birliği’nin bilişim işgücü açığını da kapatmaya talip olabilecek. Ancak bu noktada halen işgücü ihracatında yaşamakta olduğumuz yabancı dil sorunumuzu da vurgulamakta fayda görüyorum.&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;font size=1&gt;Türkiye yeni bir vizyonla yeni bir atılıma geçmek için planlarını yapmak zorunda olduğunun bilincinde. Bilişim, gelişmiş, farklı ve hayallerimize daha yakın bir Türkiye için hem tüm sektörlerin itici gücü olacak hem de kendi başına güçlü bir ekonomi oluşturacak. Türkiye’nin kalkınması için tek çözüm bilişim. Ve elimizi çabuk tutmalıyız...&lt;/font&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Türkiye'nin bilgi ve bilişim politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor.  Eğitim ve istihdam politikalarını buna bağlı olarak yeniden oluşturması da lazım.  Bilişim konusunda çıkış arayan ülkemiz, bu noktada, yapacağı her yatırım için etki alanını dünya haritası olarak tanımlamalı ve her girişimi için ihracat hedefi de koyabilmeli.  Bunlar sadece, reel ekonomiye, hedeflerine hizmet edecek etki yaratma potansiyeli olan alanlara yönelmekle mümkün.  Hedef, istihdam, ihracat, entellektüel sermaye birikimi olmalı.  Tren ise kesinlikle kaçmış değil.  Devam edeceğim...&lt;/strong&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=-8060398140596341304&amp;page=RSS%3a+T%c3%bcrkiye+Bili%c5%9fimle+Kalk%c4%b1n%c4%b1yor+-+I&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=caglayanarkan.spaces.live.com&amp;amp;GT1=caglayanarkan"&gt;</description><comments>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!635.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!635.entry</guid><pubDate>Sat, 08 Sep 2007 18:00:37 GMT</pubDate><slash:comments>6</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://caglayanarkan.spaces.live.com/blog/cns!9023B698D18935C8!635/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!635.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2007-10-04T14:08:09Z</dcterms:modified></item><item><title>Türkiye Bilişimle Kalkınıyor</title><link>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!213.entry</link><description>&lt;div&gt;&lt;font face="Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif" size=2&gt;&lt;/font&gt; &lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=-8060398140596341304&amp;page=RSS%3a+T%c3%bcrkiye+Bili%c5%9fimle+Kalk%c4%b1n%c4%b1yor&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=caglayanarkan.spaces.live.com&amp;amp;GT1=caglayanarkan"&gt;</description><comments>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!213.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!213.entry</guid><pubDate>Tue, 08 May 2007 12:56:20 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://caglayanarkan.spaces.live.com/blog/cns!9023B698D18935C8!213/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://caglayanarkan.spaces.live.com/Blog/cns!9023B698D18935C8!213.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2007-10-04T14:12:06Z</dcterms:modified></item></channel></rss>