17 febbraio
Türkiye ekonomik krize karşı da bilişimle mücadele edecek
Dün ne oldu?
Alçakgönüllülüğü bir yana bırakmak pahasına şunu söyleyeceğim: “Türkiye Bilişimle Kalkınıyor” vizyonuyla yıllardır hem Microsoft Türkiye olarak hem de ekosistemimizdeki iş ve çözüm ortaklarımızla çok önemli başarılara imza attık. Ülkemiz yıllık ortalama yüzde 6-7 seviyelerinde bir ekonomik büyüme kaydederken, bilişim sektörümüz aynı dönemde her yıl ortalama yüzde 15-20 arasında büyüme gösterdi.
2008 Eylül-Ekim aylarında ise “büyük ekonomik kriz” gerçeğiyle karşı karşıya kaldık.
Türkiye gibi hızlı gelişmekte olan ülkelerde bu krizin öncülleri 2006 Mayıs ayından itibaren hissedilmeye başlamıştı. Biz de bunu, özellikle tüketiciye yönelik ürünlerde hissediyorduk.
Bir deprem etkisi yaratan büyük ekonomik kriz ise, özellikle gelişmiş ülkelerde konut kredileri yatırım araçlarının batışıyla ortaya çıktı. Toksik-zehirli varlıklar adı verilen bu yatırım araçları çok sayıda uluslararası dev finans kuruluşunun zor duruma düşmesine hatta iflasına yol açtı.
2008’in son günlerinde her gün peş peşe açıklanan iflaslarla dünya ekonomisindeki zararın boyutlarının trilyon dolarlara ulaştığı ortaya çıkmaya başladı. Finans sistemindeki bu çalkantı, piyasalarda talepleri hızla geriye çekerken reel sektörde de daralma ve durgunluğun olumsuz etkileri ortaya çıktı. Ülkemizde de özellikle otomotiv, tekstil, beyaz eşya, elektronik gibi sektörlerde hızla hissedilen bu daralmayla birlikte krizin küresel maliyetine milyarlarca dolar daha eklendi.
Bugün ne yaşıyoruz?
Bugün dünya finansal sistemi bir yeniden yapılanma arayışında. Ortaya çıkan batık kredileri telafi etmeye hiçbir rezerv yetmiyor. Reel sektördeki kapasite kayıpları pek çok sektörde inanılmaz, görülmemiş boyutlara erişti. Dünya ekonomisinin büyüme hızının her yıl birkaç katı üstünde büyüme gösteren bilişim sektörü de bu gerilemeden payına düşeni alıyor. Biz de tahminlerimizi, yüzde 20’lik yıllık büyüme oranlarından yüzde 7-8’lik büyüme oranlarına çektik. Ama yine de...
Yine de, IMF, Dünya Bankası gibi kurumlar dünya ekonomisinde 2009’da durgunluk tahmini yaparken, bilişimde artı büyümelerden bahsediyoruz.
Bunun arkasında çok basit bir neden var.
Kriz dönemlerinde, teknolojiye, insana ve pazarlamaya yapılan yatırımın hemen durduğunu görüyoruz. Oysa biz ekonomik krize karşı mücadelenin en güçlü aracının bilgi ve iletişim teknolojilerine, insana ve müşteriye yatırım yapmak olduğunu savunuyoruz. Teknolojiye yapılan yatırım, verimlilik ve tasarrufu beraberinde getiriyor; insan her zaman, her kurum için en önemli varlık; böyle dönemlerde doğru pazarlama faaliyeti ise pazar payı kazandırıyor.
Yarın ne yapacağız?
Kimsenin elinde trilyonlarca dolarlık kayıpları ortadan kaldıracak sihirli bir değnek bulunmadığı aşikar.
Önümüzdeki aylarda iş dünyamızın tüm aktörleri daralmış pazarlarda faaliyet gösterecek. Burada ayakta kalabilmek için herkesin çözüm arayışı aynı noktada birleşiyor: Verimlilik.
Şunun bilinmesini isterim: Microsoft Türkiye, ekosistemiyle birlikte bu konuda elindeki tüm kozları seferber ediyor.
Birkaç örnekle elimizdeki potansiyeli açıklayabilirim:
- Microsoft sanallaştırma teknolojisi Hyper-V bilgi işlem departmanlarında harcanan enerji ve yer ihtiyacından yüzde 90’ların üzerine çıkabilen bir tasarruf oranı sağlıyor.
- Garanti Bankası 15 farklı uygulaması için uygulama sanallaştırması kullandı. Bu şekilde tüm bu uygulamaların hem birbiri ile etkileşimi hem de istemcilere kurulumu ve güncellemesi kolaylaştı.
- Denizbank ise, tüm veri merkezinin yüzde 10’unu yine Hyper-V ile sanallaştırdı.
- Digiturk Hyper-V ile altyapı maliyetlerinde yüzde 40, enerji maliyetlerinde ise yüzde 80 tasarruf sağlayarak yüksek performans ve iş verimliliği elde etti.
- Bir başka tasarruf sağlayan teknolojimiz Microsoft Birleşik İletişim Çözümleri, haberleşme maliyetlerini önemli oranda azaltıyor. Bazı uygulamalar bize bu yatırımlardan kısa zamanda yüzde 500 oranında geri dönüşler alınabildiğini gösterdi.
- Müşterilerimizden Yapı Kredi Bankası 17 binin üzerinde çalışanı ve 838 yaygın şube ağıyla Microsoft Birleşik İletişim Çözümleri’ni tercih etti. Banka tüm birimleriyle kesintisiz bir iletişim ortamına geçtikten sonra, zamandan ve seyahat giderlerinde büyük oranda bir azalma elde etti.
- Denizbank Microsoft iletişim çözümüyle şubeler arasındaki telefon trafiğini ve iletişim maliyetlerini azalttı, kullanıcı verimliliğini artırdı.
Microsoft SQL Server 2008 veri platformumuzu kullanan Arçelik toplam sahip olma maliyeti konusunda büyük bir tasarruf elde ederken; SAP sistem performansını üç kat artırdı.
Başka bir Microsoft SQL kullanıcımız Türkiye’nin en büyük operatörü olan Türk Telekom, yaklaşık 140 milyar adet veri kaydı ve 55 TB’lık veri yükünü yönetiyor. Türk Telekom bu bilgiyi kullanarak müşterisini daha iyi tanımak ve değerlendirmek için büyük bir iş zekası altyapısı oluşturdu.
Microsoft Dynamics ERP ve CRM’de de benzer örnekler var: Örneğin Kale Seramik çalışanları bugün cep telefonlarından Dynamics CRM kullanarak müşteri ve satış bilgilerine kolayca erişebiliyorlar. Sistemin ilk devreye alınmasıyla, ciro yüzde 15 arttı. Satış süreci ortalama yüzde 30 kısaldı.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama kısaca şunu söyleyebilirim:
İçinde bulunduğumuz ağır ekonomik kriz koşullarında, başta en önemli rekabet gücümüz olan insan kaynaklarımız olmak üzere kurumlarımızı geleceğe güvenle taşıyabilecek en önemli yatırım alanı bilişim teknolojileri olacaktır.
Microsoft Türkiye olarak, ekosistemimizdeki sayıları 7 bini aşan şirketle birlikte bu atılımı yapacak kurumların yanında olacağız.
Türkiye’nin bilişimle kalkınmasına nasıl inanarak hizmet ettiysek, şimdi de, büyük ekonomik krize karşı bilişim teknolojileriyle mücadelenin öncüsü olmakta kararlıyız.
Tabi, bu noktada en büyük görev, hem yatırımcı hem politika belirleyici olarak Kamu sektörüne ve liderlerine düşüyor.
Çağlayan